İnsan ölür kalır eseri
Dünya Bankası Türkiye ofisinin hazırladığı internet sitesine girince karşınıza “Sayılarla Türkiye” başlıklı bir metin çıkıyor. Bu metne göre 2025 yılında Türkiye 1.6 trilyonluk GSYH ile dünyanın 17. büyük ekonomisidir. (Bu sıramız 35 yıldır değişmedi.) Yine aynı metinde verilen bilgilere göre 2002-2022 arasında Türkiye ekonomisi, sabit fiyatlarla yılda %5.4 büyüyerek kişi başına milli gelirini 2 katına çıkarmayı başarmıştır. Böylece Türkiye “yüksek-orta-gelir” sınıfı bir ülke olmuş. Günde kişi başına 8.1 dolar hesabıyla, yoksulluk oranı 2007’de iken, 2023’te %4.1’e düşmüş. 2023 sonrası için bilgi yok. Neyse. Bu yazının konusu, AKP’nin izlediği yatırım politikasının, iktisadi kalkınmada ve özellikle refahın tabana yayılmasında niçin yeteri kadar başarılı olamadığıdır. Eleştirmeye başlamadan önce ortaya objektif bir tablo koymak istedim. Bu maksatla Dünya Bankası’nın açık kaynaklarda yer alan değerlemesine, yazımın önünde yer verdim. İktisat dâhil sosyal bilimlerin, inandırıcı olmakta zorlanmasının sebebi “ölçme zafiyeti”dir. Dünya Bankası’nın verdiği sayısal bilgiler de böyledir. Gerçeği tam anlatmamaktadır. 1964’te Balassa ve Samuelson adlarında iki........
