We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yaşamak bir ağaç gibi…

356 146 84
30.07.2021

Hasat zamanlarında tırpanı, tırmığı ve dirgeni omuzlayıp yola koyulurduk.

“Nereye gidiyorsun?” diye soran olursa çok basit bir cevabımız vardı: “Çöle”

Nadasa bıraktığımız, arpa, buğday ya da yulaf ektiğimiz tarlaların bulunduğu o uçsuz bucaksız platoya “çöl” derdik.

Çocukluğum, baharda yeşile kesen, çiçekleriyle bin bir renge bürünen, arıların kanat çırptığı, yaban hayvanlarının koşuşturduğu, bıldırcınların yuva kurduğu, sunduğu nimetlerle yıl boyunca karnımızı doyuran o tarlalara neden “çöl” denildiğini düşünmekle geçti.

Sonunda şöyle bir yanıt buldum:

Bilimsel açıdan çok az yağış alan, bitki örtüsü neredeyse hiç olmayan ekosisteme çöl dense de Anadolu insanı için çöl, ağaç olmayan yerdi.

Bizim tarlalarda da güneş altında çalışırken, yorulduğumuzda gölgesine oturup dinlenebileceğimiz, evden getirdiğimiz somuna domatesi ya da yeşil üzümü katık ederek karnımızı doyuracağımız tek bir ağaç dahi yoktu.

★★★

Bir ağaç gölgesinin ne kıymetli olduğunu o tarlalarda öğrendik.

O tarlalarda maruz kaldığımız........

© Sözcü


Get it on Google Play