We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bu işte bir “ters”lik var!

734 89 155
24.07.2021

Gazetecilik hayatım boyunca Afganistan'daki gelişmeleri hep yakından takip ettim.

Sovyet yanlısı yönetimin son lideri Necibullah'ın, ABD destekli Taliban örgütü tarafından Birleşmiş Milletler temsilciliğinden alınıp bir elektrik direğine asıldığı günü (27 Eylül 1996) dün gibi anımsıyorum.

O yıllarda Afganistan hiç gündemimizden düşmüyordu. Çünkü Sovyetlere karşı savaşan mücahit gruplar, Sovyetler çekildikten sonra iktidar için birbirine düşmüştü.

Peştunların Hizb-i İslami partisinin başında Gulbeddin Hikmetyar vardı.

Taciklerin ağırlıkta olduğu Cemiyet-i İslami'nin lideri Burhaneddin Rabbani, Hazaraların Hizb-i Vahdet partisinin lideri Abdül Ali Mezari, Özbekleri temsil eden Cümbüş-i İslam partisinin lideri General Raşid Dostum haberlerimizden hiç eksik olmazdı.

Bir de Taliban'a karşı kurulan kuzey ittifakının lideri Ahmet Şah Mesud.

Bu grupların birbirlerine yönelik kanlı saldırılarında çok sayıda sivil ölmüştü.

★★★

90'ların ilk yarısında ülkeye hakim olan iç savaş, ABD (CIA), Suudi Arabistan ve Pakistan'ın desteğini alan Taliban'ın ekmeğine yağ sürdü.

1996'dan ABD'nin 11 Eylül saldırılarını bahane ederek müdahale ettiği 2001 yılına dek geçen 5 yılda Afganistan'ı bu selefi grup yönetti.

Beş yıllık yönetimde Taliban'ın ilk işlerinden biri, Bamyan'daki bin 500 yıllık Buda heykellerini dinamitlerle patlatmak olmuştu.

Ülkede adeta modern yaşama savaş açılmıştı.

Kadınları günlük hayattan........

© Sözcü


Get it on Google Play