Ekonomiye dil operasyonu -2

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, Londra ve New York’ta yatırımcılara Türkiye ekonomisini anlattı.
“Önümüzdeki iki ay enflasyonda dalgalanma olabilir” dedi.

Ekonomi dilinde bu cümlenin Türkçesi basit:
Enflasyon yeniden artacak.

Ama artık artış demiyoruz.
Tıpkı zam demediğimiz gibi.
Tıpkı kriz demediğimiz gibi.

Geçen ay TBMM’de bütçe sunumu yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın konuşmasından sonra bu yazının birincisini yazmıştım.
Tarım sektörü küçüldü demek yerine, “negatif büyüdü” ifadesi tercih edilmişti.

Gerçekler sertleştikçe, kullanılan dil yumuşuyor.
Ekonomi kötüleştikçe, cümleler cilalanıyor.
Rakamlar değil, kelimeler yönetiliyor.

Bu yüzden artık yalnızca bir ekonomi politikası değil, açık bir dil politikası da yürütülüyor.
Rakamlar ikna edici olmayınca, kelimeler devreye giriyor.
Gerçek değişmeyince, tanım değişiyor.

Ama hayat sözlükle yaşanmıyor.
Markette dipnot yok.
Pazarda parantez açılmıyor.

Evde, mutfakta, kasada aynı gerçek var:

Fiyatlar her ay biraz daha artıyor.

Bugünün market raflarından bildiriyorum:
Salatalık 149,50 TL.
Patlıcan 114,95 TL.
Kabak 113,95 TL.
Salkım domates
103,50 TL.
Çarliston biber
91,95 TL.
Havuç 57,50 TL.

Yanlış anlamayın, bir kilogram fiyatları bunlar.

Bir emekli maaşıyla şöyle düzgün........

© Sözcü