Bayramın ortasında bir ülke sıkışması
Normalde telefonların biraz kenara bırakıldığı, sofraların uzadığı, çocukların el öptüğü, büyüklerin “aman ağzımızın tadı kaçmasın” diye siyasetten uzak durmaya çalıştığı günler…
Ama bu bayram pek de öyle olmadı.
Herkes ekran başında.Herkes telefonda.Herkes bir son dakika bildiriminin gölgesindeydi.Bayram ziyaretlerinde bile aynı soru dönüp durdu.
“Ne oluyor bu ülkede?”
Ben psikolog değilim. Travma uzmanı hiç değilim.
Ama sıradan bir yurttaş olarak şunu söyleyebilirim:
Bu ülkede uzun zamandır hep birlikte ağır, travmatik bir ruh halinin içinden geçiyoruz.
Şaşırıyoruz.Öfkeleniyoruz.Kaygılanıyoruz.Sonra bir bakıyoruz, alışıyoruz.
Bir sonraki ve öncekinden daha sert bir darbe gelene kadar hayatımıza olağan bir şekilde devam etmeye çalışıyoruz.
Oysa yaşadıklarımız sadece bir siyasi tartışma değil.
Sadece bir parti meselesi hiç değil.
Milyonların oy verdiği ana muhalefet partisinin etrafında yaşananlar, bu ülkenin demokrasi hafızasında kritik bir eşik.
Cumhuriyet Halk Partisi’ni seven vardır, sevmeyen vardır.
Oy veren vardır, hiç oy vermemiş olan vardır.
Eleştiren vardır, yıllarca karşısında duran vardır.
Ama bu ülkenin siyasi tarihinde CHP yalnızca bir parti değildir.
Tek parti döneminin bütün tartışmalı mirası bir yana; Cumhuriyet’in kuruluş hafızasını taşıyan, çok partili hayata geçişin merkezinde yer alan, iktidarın sandıkla değişebileceğini bizzat göstermiş ve bugün de iktidar karşısında örgütlü muhalefet........
