We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Montrö yahut “beka kanalı”

306 278 147
05.04.2021

Kanal İstanbul için iki yıl önceki bir yazımda bir tanım yaptım. Küçük bir eklemeyle tekrar ediyorum:

Kanal İstanbul iri kıyım bir emlak ve inşaat projesidir.

Hayata geçirildiğinde, onun kadar yıkıcı, yapılacağı topraklara zarar verecek bir başka projeye dünya ölçeğinde rastlamak zordur.

Kanal İstanbul bir tasallut projesidir. Bizzat iktidarın hazırlattığı Çevresel Etki Raporu'na bakmak dahi; insana, doğal kaynaklara, çevreye, canlılara, tarihe yapılacak tasallutu görmeye yeterlidir.

Gemilerin seyir güvenliği, bu işin kılıfıdır. (Kılıf olma hali, seyrüsefer verileriyle bilimsel toplantılar ve makalelerde ortaya konulmuştur.)

Hal böyleyken, göz karartarak bu işe kalkışmanın nedeni, iktidarın “beka” derdi olsa gerektir.

ÖZEL FİNANSMAN ÇARKI

O beka; Körfez odaklı gayrimenkul hareketleri, emlak satışları, milyarlarca metreküplük hafriyat ekonomisi, kanal üzerinde sıra sıra dizilecek, hangi inşaat şirketlerine verileceğini tahmin etmenin zor olmadığı, paralı geçişli köprülerle tasarlanan özel bir finansman çarkından başka bir şey değildir.

Bu finansman çarkını işleterek iktidar ömrünü uzatmak, AKP ve onun rejimi için öylesine önemlidir ki, Montrö Sözleşmesi tartışmaya açılabilir bile.

Daha birkaç hafta geçti. Yine uluslararası bir sözleşme olan İstanbul Sözleşmesi'nden tek imzayla çıkışın asıl nedeni, azalan desteği dinci yapılardan devşirip tahkim etmek........

© Sözcü


Get it on Google Play