We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Çocuğa istismara bir de yasa zulmü

171 118 0
09.07.2021

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) akıllara durgunluk verecek bir yasal düzenlemeye imza attı. Gerçi TBMM'deki yasama faaliyetinin, AKP iktidarının istediği her şey demek olduğunu biliyorsanız, kabul edilen her bir yasanın iktidar mutfağında hazırlanıp pişirildiğini de bilirsiniz. Dolayısıyla şimdi söz edeceğim akıllara durgunluk veren düzenleme de özünde AKP'nin arzusu ve eseri!

4. Yargı Paketi olarak anılan düzenlemedeki “katalog suç” adı verilen bazı suçlarda, tutuklama kararına dayanak oluşturacak kuvvetli şüphe için “somut delil” aranacak.
Bu teknik cümle ne anlatmak istiyor derseniz şöyle:

Yasadaki “katalog suçlar” denilen listede, çocuğa cinsel istismar suçu da var. Dolayısıyla, çocuğu istismar eden bir alçak kişi hakkında tutuklama kararı verilebilmesi için somut delilin varlığı aranacak. Başka ifadeyle, çocuğun kendisine cinsel saldırıda bulunulduğunu söylemesi yeterli olmayacak.

Yasa görüşülürken TBMM'de muhalefet milletvekillerinin itirazları ve aksi yöndeki girişimleri sonuç vermedi. Oysa dünyadaki birçok hukuk sisteminde, çocuğa cinsel istismar suçlarında mağdurun beyanı esas alınıyor.

Bu düzenlemenin, cinsel istismar saldırganlarını sevindirecek (!), çocukları savunmasız bırakacak bir düzenleme olduğu açık. Nitekim ismi lazım olmayan bir tarikat, sosyal medya hesabında gülücük emojleriyle, TBMM'ye teşekkür etti. Bu teşekkür bize siyasal İslam'ın nasıl bir çukur olduğunu bir kez daha gösterdi. Kadına şiddeti önlemek konusunda devlete ödevler veren İstanbul Sözleşmesi'nden çıkıştan hemen sonra bile isteye getirilen bu düzenleme karşısında, ülkenin vatandaşı olarak utanç ve acı duyuyorum.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 7 Temmuz'da “TOKİ 1 Milyonuncu Konut Anahtar Teslim Töreni”ne katıldı. Törende konuşma yaptı. Sincan'da yapılan bu törene katılmak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı çalışanları için zorunlu tutuldu. Bakanlık teşkilatına gönderilen mesaj ile bütün personelin (yaklaşık 4 bin kişi) saat 16.30'da servis araçlarıyla tören alanına hareket edeceği bildirildi. Törenin bitiminden sonra da 19.30'da kayıtlı oldukları servis araçlarıyla evlerine hareket edileceği duyuruldu. Herhalde hiçbir bakanlık çalışanının o gün 16.30'dan sonra partili Cumhurbaşkanı'nın katılacağı bir törende bulunmaktan daha önemli bir işi olamazdı.

Almanya'nın başkenti Berlin'de yaşayan meslektaşım........

© Sözcü


Get it on Google Play