We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Öcalan’ı barış elçisi gibi sunan gazeteler ve yargının iki hali!

135 53 0
04.10.2019

✔ Önce akademisyenler, sonra Cumhuriyet yazarları ve şimdi de Sırrı Süreyya Önder beraat etti

✔ Mahkemelerin aldığı, istinafın onayladığı kararlar, Yüksek Mahkeme ve Yargıtay'dan dönüyor

✔ Yargıdaki bu ‘iki hal' tartışma yaratıyor. ‘İlk kararlar siyasetin etkisiyle mi alındı?' kuşkusu oluşuyor

✔ Mahkemelerin, 2013'te terör örgütü liderini övenler arasında ayrım yaptığı da arşivde duruyor

Cumhuriyet yazar ve çizerleri Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin kararıyla 12 Eylül'de beraat etti.

Fransız filozof Voltaire (François Marie Arouet) 6 Şubat 1770 tarihinde Le Riche başkeşişine, “Muhterem (başkeşiş), yazdıklarınızdan nefret ediyorum ama yazmaya devam etmeniz için canımı veririm” der. Bu cümle günümüze şöyle ulaşır: “Fikirlerinize katılmıyorum ama fikirlerinizi ifade edebilmeniz için canımı bile veririm…”

Neden Voltaire'yle başladım?

Çünkü, aylardır yargıda inanılmaz gelişmeler arka arkaya yaşandığı için! Dün, Anayasa Mahkemesi (AYM) HDP eski Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'le ilgili ‘ifade özgürlüğünün ihlal edildiği' kararını verdi. 12 Eylül'de de Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin kararıyla Kandıra Cezaevi'nde tutulan Cumhuriyet Gazetesi yazarları beraat etti ve serbest bırakıldı. Bitmedi…

26 Temmuz günü AYM, ‘Bu suça ortak olmayacağız' bildirisine imza atan 10 akademisyenin bireysel başvurularıyla görüştüğü dosya üzerinden “hak ihlali”ne hükmetti…

Ardından da beraatlar başladı!.

İSTİNAF ONAYLIYOR AMA…

Şimdi soru şu: Üç karar üzerinden baktığımızda – ‘Barış Akademisyenleri' ve Sırrı Süreyya Önder'le ortak yönümün olmadığını hemen belirteyim- AYM ve Yargıtay'ın, mahkemelerin kararlarını bozmaları........

© Sözcü