We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Görünen ile görünmeyen diyalektiği

55 67 0
31.05.2021

İki tespit yapalım; önce gayb alanı:

İnanç tahkik edilmesi, doğrulanması ve ölçülmesi imkânsız olan zihinsel tutumlar ve alışkanlıklar içerir. Örneğin Müslümanların hacda yaptıkları şeytan taşlama başta olmak üzere pek çok figür ve öge, Yahudilerin ağlama duvarı ya da Şabat yasakları, Hristiyanların vaftiz, haç çıkarma (istavroz) gibi pek çok ritüeli bilimsel zemine taşınamaz ve tartışılamaz. Diğer yandan ilahi dinlerin kökten karşı çıktığı putperestlikle bu tarz ritüeller bıçak sırtı bir dengededir. Peygamberlerin miracı, vahiy olgusu ve hatta bizatihi peygamberlik kurumunun kendisi ancak inananlar için bir anlam taşır. “Gayb” dediğimiz, görülenin dışında, görülenin zıddı olandır; Ragıb El-İsfehani, gaybı “duyular çerçevesine girmeyen ve aklın zaruri olarak gerektirmediği şey” olarak tarif eder. Aslında geleneksel dini düşüncenin iman yaklaşımı da bu zeminde vücut bulur. (Aklı öne çıkaran Mutezile ve benzer ekolleri tekfir eden ana akımın görüşü: vahyin akla değil aklın vahye ihtiyacı var) Demem o ki, kimseye “neden inanıyorsun ya da neden böyle ibadet yapıyorsun” gibi bir........

© Sözcü


Get it on Google Play