We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İktidar, Anayasa Mahkemesi’nden korkuyor mu?..

569 19 61
23.02.2021

Saray iktidarı ve küçük ortakları HDP’nin üzerinde tepiniyor… “Kapatılsın” dillerinden düşmüyor. Ancak ortada en ufak bir icraat yok!..

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yaklaşık 1 buçuk ay önce Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na HDP’ye kapatma davası açması için çağrıda bulunmuştu. Sarayın yandaş kalemleri bu çağrıyı allayıp pullayıp her türlü hukuki hazırlığında tamam olduğunu yazıp MHP’nin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na 1 aylık süre verdiğini iddia etmişlerdi. Herhalde bunları yazdıranlar, söz konusu yazarlara yalan söylememişlerdir. Ne oldu?.. 1 aydan fazla bir süre geçti… Hâlâ “kapatılsın” demekten öteye geçemiyorlar. Siyasi Partiler Yasası’nın 100’ncü maddesi de gayet açık. AKP ve MHP’nin bu maddeye dayanarak kapatma davası açılmasını istemeye hakkı var.

★★★

Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, bir televizyon kanalında, Anayasal koşulların oluşması durumunda kapatma kararı verileceğini söyleyerek, “Anayasa Mahkemesi kararı verecek. Tutum dikte edemem” dedi.

★★★

Soru çok net;

Ellerinde her türlü yasal imkan varken ne bekleniyor o zaman?..

Soruyu deneyimli hukukçu, Yargıtay eski Cumhuriyet Savcısı Ömer Faruk Eminağaoğlu’na sordum. Karşı soru ile cevap vererek sözlerine başladı;

AKP ve MHP, kapatma davası ile gerçekten demokrasi ve Anayasa’nın korunmasını mı, yoksa iktidar ve ittifaklarının korunmasını mı amaçlıyor?..”

Ömer Faruk Eminağaoğlu, daha önceki bir söyleşimizde yer verdiğimiz durumu hatırlatarak devam etti;

“2010 Anayasa değişikliği sonrasında yeniden yapılandırılan Anayasa Mahkemesi, SPY’nin 108’nci maddesini iptal etti. Böylece kapatma davası sırasında, bu davaya muhatap olan parti, genel kurulunu toplayıp kendi hakkında bir kapanma kararı alınca, davanın düşmesini engelleyen hüküm kalmadı. Kapatılan partiler tekrar kurulamazken, kendi kapanan partiler tekrar kurulabildiği için, kapanma davaları fiilen ve hukuken 2010 yılından bu yana sonuç doğurmayan davalar haline geldi.

AKP, 2010 yılından sonra ortaya çıkan bu boşluk karşısında, bugüne kadar bu durumu gözeterek bir düzenleme yapmadı.

Düzenleme yapmaması,........

© Sözcü


Get it on Google Play