menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İş Dünyasında Stoacılık

10 1
latest

Sevgili okur,
Ankara’nın kar gören tepelerinden birinde oturuyorum; bahçede yine bir karış kar.
Evimizin evcil dostunu dışarı çıkardıktan sonra bu satırları kaleme alıyorum. Gece yarısına doğru yaklaşan saatler, sessizlik ve kar taneleri insana düşünme lüksü veriyor.


Bugün gazetemizin yazı işleri müdürü Umut Bey’i ziyaretimde, hem basılı hem dijital dünyanın hâlâ nasıl bir nefes borusu olduğunu konuşuyorduk. İkimizin ortak yanı, gençliğimizde toplu taşımada elimizde kitap taşımamızmış. Bugünse ben iş yerine giderken sesli kitap dinliyorum. Aslında bu haftanın konusu okumak değil. Okumak isteyen için hazine orada duruyor zaten; her şey anlatılmış.


Şu sıralar Winston Churchill’in biyografisini okuyorum. İlginçtir, yakın zamanda halkın yurtdışından aldığı ürünlere getirilen kısıtlamaların benzeri 1900’lerin başında Büyük Britanya’da yaşanmış. Churchill iktidara karşı çıkmış; böyle bir sınırlamanın halkı daha pahalı ürünlerle baş başa bırakacağını savunmuş. Yani yıllar geçse, teknoloji değişse bile insan yine aynı kavşağa gelip duruyor.


Ama konu bu da değil aslında. Konu: insanın karar mekanizmasının ağırlığı altında nasıl ezilebildiği.
Değer verdiğim bir kardeşimin armağanı olan Marcus Aurelius’un Kendime Düşünceler kitabını okurken insanın nasıl çelişkiler yumağı gibi yaşadığını hissettim. Bazı satırlarda duraksadım; nefes aldım; ağaçlara yuva yapmış kar tanelerini izledim. Bu çelişkinin gündelik hayattaki izdüşümünü bu hafta fazlasıyla yaşadım.


Evet, insan verdiği kararların ürünü gibi geliyor bana göre. Paralel evrende........

© Sonsöz