menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sınav Kaygısı Nedir?

9 0
05.01.2026

Sınavlar, hayatımızın birçok döneminde karşımıza çıkan kaçınılmaz duraklardır. İlkokuldaki küçük yoklamalardan üniversiteye giriş sınavlarına, mesleki yeterliliklerden dil sınavlarına kadar pek çok sınanma deneyimi hayatın bir parçası… Peki neden bazı öğrenciler için sınavlar yalnızca bilgi ölçen bir araçken, bazıları için uykuları kaçıran, mideyi düğümleyen, zihni kilitleyen bir deneyime dönüşür? İşte bu noktada “sınav kaygısı” kavramıyla tanışırız.

Sınav kaygısı, insanın sınav öncesinde ya da sınav sırasında, performansını olumsuz etkileyecek düzeyde yoğun endişe ve stres yaşamasıdır. Önemli bir ayrımı baştan yapalım: her kaygı kötü değildir. Hatta belirli bir düzeyde kaygı, motive edici olabilir; çalışmayı hızlandırır, dikkati artırır. Sorun, kaygının kontrol edilemez hale gelip bilgiyi kullanmayı engellediği noktada başlar.

Araştırmalar, sınav kaygısının sanıldığından çok daha yaygın olduğunu göstermektedir. Uluslararası çalışmalara göre öğrencilerin yaklaşık –40’ı klinik düzeyde sınav kaygısı yaşamaktadır. Türkiye’de yapılan çeşitli saha araştırmalarında ise bu oranın özellikle ortaokul ve lise düzeyinde 0’un üzerine çıktığı görülmektedir. YKS ve LGS gibi yüksek rekabet içeren sınavlarda bu oran daha da artabilmektedir.

Elbette eğitim kademeleri arası geçişler öğrencileri heyecanlandırmaktadır. Bununla beraber sınav kaygısı yalnızca “heyecanlanmak” değildir. Çok boyutlu bir yapısı vardır ve üç ana alanda kendini gösterir:

Bilişsel boyut: “Başaramayacağım”, “Herkes benden daha iyi”, “Bu sınav hayatımı belirleyecek” gibi felaketleştirici düşünceler…

Duygusal boyut: Yoğun korku, çaresizlik, gerginlik…

Fizyolojik boyut: Kalp çarpıntısı, terleme, mide bulantısı, titreme, nefes........

© Sonsöz