We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

1 Mayıs’ın Türkiye’de ve Dünya’da kısa tarihi süreci…

5 0 0
30.04.2019

Ülkemizde de İlki 1906 yılından Osmanlı döneminde olmak üzere Cumhuriyet’in ilk yıllarında ‘’Amele Bayramı’’ olarak kutlanıyordu. 12 Eylül 1980 Darbeci Kenan Evren tarafından bayram olmaktan çıkarılmadan önce de ‘’Bahar Bayramı’’ olarak resmen kutlanmaktaydı. 29 yıl sonra 22 Nisan 2009 tarihinde çıkartılan bir yasa ile ” 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü” olarak yeniden resmi bayram olarak kutlanması kabul edildi.

Türkiye’de her zaman olduğu gibi kutlamalar tartışmalı geçiyor. 1977 yılında 34 insanımız kurşunlanarak, panzerler altından ezilerek can verdi. Bu dramatik tarihi olayın esrarı hala aydınlanmış değil.

İşçilerin iyi bir yaşam ve iyi çalışma koşulları için verdikleri savaşım sonucunda kazanılan bir gündür. 1 Mayıs’ın tarihi hakkında bilgi tazelemesi ile devam edelim.

1856 yılında Avustralya’nın Melbourne kentinde taş ve inşaat işçileri insani çalışma süreleri istediler ve günde 8 saatlik çalışma için Melbourne Üniversitesi’nden Parlamento Evi’ne kadar bir yürüyüş düzenlediler.

Bu kez 30 yıl sonra 1 Mayıs 1886 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nin Chicago kentinde 1 milyona yakın işçi 8 saatlik iş günü için genel greve gitme kararı aldı. de 6 binden fazla siyah ve beyaz işçi birlikte yürüyüş geçti. Siyahların bu yürüyüşe katılmasının anlamı Louisville‘de bulunan parkların siyahlara kapalı olması etkili olmuştur. Sokaklarda başlayan bu yürütüş Ulusal Park’a kadar devam etti.

Yürüyüş 3 Mayıs’a kadar eylem devam ederken katılım giderek arttı. McCormick‘e ait fabrikalarda işten çıkartılan ve greve katılan işçiler miting düzenlediler. Ancak miting sona ermek üzereyken McCormick fabrika düdüğünü çalarak, içerdeki grev kırıcıları dışarı çıkarttı. Bunun üzerine bir grup işçi fabrikaya girmeye çalıştı. Polis işçilere ateş açtı ve 4 işçi öldürüldü. Onlarca işçi de yaralandı.

Olay giderek büyüdu. 4 Mayıs’ta Haymarket Alanı‘nda bir miting daha düzenlendi. Mitingin sonuna doğru kürsünün önüne nereden geldiği belli olmayan bir bomba atıldı. 7 polis ölürken, 69’u ise yaralandı. Bunun üzerine yüzlerce işçi asılsız iddialarla tutuklandı. İşçilerin bir kısmı yargılanmak üzere seçildiler. Yargılanan 8 işçiden en genci Louis Ling’di.

Almanya doğumlu olan Luis Ling İnsanları kışkırttığı gerekçesiyle tutuklandı. Hakkında ölüm kararı verildiğinde mahkeme heyetine; “sizi tanımıyorum! sizin yasalarınızı, nizamınızı, kuvvete dayanan yetkinizi tanımıyorum! bu yüzden asın........

© Sonsöz