SUSKUNLUĞUN BEDELİ…
Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı’nın (UMAG) kolaylaştırıcılığında, gönüllü kuruluşlar olarak da anılan demokratik kitle örgütlerince her yıl 24-31 Ocak tarihlerinde düzenlenen “Adalet ve Demokrasi Haftası” geride kaldı.
24 Ocak 2026 Cumartesi günü, Uğur Mumcu’nun Cebeci’deki Anıtmezarı ziyaret edildi.
33. hafta etkinlikleri, 31 Ocak 2026 Cumartesi akşamı, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezinde düzenlenen ve harika denilebilecek Fide Köksal konseri ile sona erdi.
Haftanın ana başlığı “Suskunluğun Bedeli, Suçlular Çağı” olarak belirlenmişti. Bu nedenle, panel ve söyleşilerde şöyle bir sonuç öne çıktı.
“Yanlışa karşı çıkmamanın, susmanın, şiddetsiz tepki vermemenin bedeli ağır oluyor. İçinde bulunduğumuz dönem suçlular çağı. Halk, olanakların verimli kullanılmasını, demokrasinin eksiksiz uygulanmasını sağlamak için görüşlerini, sadece seçim sandıklarında kullandığı oylarla dile getirmemelidir. Demokratik tepkilerini, görüşlerini ve önerilerini susmadan dillendirmelidir. Bunun için yüz yüze iletişim kurarak veya alanlarda düzenlenen etkinliklerle halkın görüşleri iktidarlara ve muhalefet partilerine yansıtılmalıdır.”
Türkiye gibi, farklı kültürlerin, inançların, siyasal görüşlerin, yoksulluğun, adaletsizliğin, güvensizliğin, cinsiyet ayırımcılığının yaşandığı, haklara ve yasalara uygun örgütlenmede yetersiz kalındığı bir ülkede, bireysel veya toplumsal hak arama, hak koruma ve haklara erişim yöntemlerinin uygulanabilmesi kolay değil. Hatta çok zor.
33 yıldan beri geleneksel hale getirilen “Adalet ve Demokrasi Haftası” etkinlikleri, kesinlikle, halkın içinde filizlenmiş olan demokratik kitle örgütleri arasındaki iletişimi, iş birliğini, dayanışmayı ve güveni daha da geliştiriyor ve güçlendiriyor. Ayrıca, silahlı veya bombalı saldırılarla yitirdiğimiz insanlığın kahramanları da anılıyor, yaptıkları anlatılıyor. Böylece, bedenleri değil, emekleri, fikirleri ve yapıtları, bugünkü ve gelecekteki kuşaklara yansıtılıyor.
Gürdal Mumcu’nun Başkanlığı’ndaki Vakıf, umutla, kararlılıkla ve katılan gönüllü kahramanlarla birlikte, gerçek insanlık tarihine doğru yürüyüşünü sürdürmelidir. Bu........
