KIBRIS KÖYÜ, TÜRKİYE VE DÜNYA… |
Önceki yazımda, Türkiye’nin insanına, hayvanına ve doğasına yönelik kıyım etkisi yapan şiddet örneklerinden bazılarını paylaşmış ve “Vahşi İnsan Durdurulmalı” demiştim.
Bu yazım, vahşi insanın durdurulması gerektiği yönündeki haykırışıma neden olan bir söyleşiye dayanıyor.
Tarih, 11 Şubat 2026 Çarşamba, yer: Ankara Kent Konseyi. Konu: Ankara, Mamak ilçesi, Kıbrıs Köyü Vadisi.
Söyleşinin hedef kitlesi, algıma göre, Türkiye ve Dünya’yı; toprağı, havası, suyu, içindeki varlıkları ile yerin üstünü ve altını, kirlilik ve ateşten ölçülemez büyüklükte bir cehenneme çevirmeye çalışan, bu anlamda hayli ileri giden “vahşi insan”.
Ankara Kent Konseyi Sanat Meclisi, Çevre ve İklim Meclisi ile STK Proje Grubunca ortaklaşa düzenlenen söyleşi, Ankara Kent Konseyi Çevre ve İklim Meclisi sözcüsü, gazeteci/muhabir Ömer Şan’ın açılış konuşması ile başladı.
Şair, yazar, fotoğraf sanatçısı ve toplum gönüllüsü Hürdoğan Aydoğdu’nun “Kıbrıs Vadisi Slayt Gösterisi’den sonra Erdoğan Balcıoğlu (İnşaat Mühendisi), Habib Şeker (Kısa adı STK Proje Destek Grubu olan Ankara Kent Konseyi Sivil Toplum Kuruluşları Proje Destek Grubu Sözcüsü) ve Mehmet Murat Erten (Mamak Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürü) görüşlerini ve önerilerini dile getirdiler.
Hürdoğan Aydoğdu’nun kolaylaştırıcılığındaki söyleşide, gerçekten Türkiye ve Dünya’nın doğasına nasıl kıyıldığı ve geleceğe yönelik tehlikleri konuşuldu.
Her etkinlikte olduğu gibi bu yazımda da not alabildiklerimi özetlemeye çalışacağım.
Habib Şeker: “Bu vadinin doğal sit alanı olması için 5 yıl uğraştık. Ankara’nın hemen yanı başında, 8 kilometrelik bir doğa harikası Kıbrıs Vadisi. Temiz hava gönderen Ankara’nın kliması gibi. Birçok su kaynağı yer değiştirdi. Bu süreçte yer alan insanlar üç kesimden oluşuyor. Koruma........