Gerçek Gündemden Kaçış |
Türkiye’de artık garip bir durum yaşıyoruz. Ülkenin gerçek sorunları ile konuşulan gündem arasındaki mesafe her geçen gün biraz daha açılıyor. Akşam evinde bir tas çorba kaynatmakta zorlanan bir anneye, evine ekmek götürmenin hesabını yapan bir babaya dönüp de dünyanın öte ucundaki güç mücadelelerini anlatmanın ne anlamı var? Binlerce kilometre öteden gelip Ortadoğu’yu yeniden dizayn etmeye çalışan küresel güçlerin savaş planları, bu ülkede mutfağı boş olan insanın gündeminde kaçıncı sıradadır? İran, Ukrayna, Gazze, Ortadoğu…
Dünyanın dört bir yanında savaşlar büyüyor. İnsanlar ölüyor, şehirler yıkılıyor. Türkiye ise bu ateş çemberinin tam ortasında duruyor. Elbette bu gelişmeler önemsiz değildir. Türkiye gibi jeopolitik bir ülkede dış politika her zaman hayati bir konudur. Ancak şu soruyu sormadan da geçemeyiz: Biz gerçekten kendi gündemimizi mi konuşuyoruz, yoksa bize konuşmamız gereken bir gündem mi gösteriliyor? Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün yıllar önce söylediği “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesi bugün her zamankinden daha değerli görünüyor. Çünkü etrafımızda kurulan denklemde Türkiye’yi sürekli krizlerin merkezine çekmeye çalışan bir akıl var. Ancak mesele sadece dış politika değil. İçeride de siyaset adeta sürekli yeni gerilim alanları üreterek ilerliyor.
Bir yılı aşkın süredir........