Emeklinin Görmezden Gelinen Çığlığı Anlaşılan o ki Türkiye, 2026 yılına da emeklilerin kaderine terk edildiği bir ekono |
Anlaşılan o ki Türkiye, 2026 yılına da emeklilerin kaderine terk edildiği bir ekonomik tabloyla giriyor. Bu cümle size tanıdık geliyorsa şaşırmayın; çünkü yıllardır aynı acı hakikati yazıp duruyoruz. Ve maalesef bugün yeniden, aynı serzenişi dile getirmek zorundayız.
Ömrünün en verimli dönemlerini bu ülkenin kalkınmasına adayan, hiçbir koşulda yarını düşünmeden çalışan milyonlarca emekli, dün olduğu gibi bugün de, yarın da yokluğun gölgesinde yaşamaya mahkûm ediliyor. Oysa istekleri büyük değil; yalnızca “insanca ve onurlu” bir yaşam sürmek istiyorlar. Bayramlarda torunlarının cebine harçlık koyabilmeyi, pazardan artıkları değil, taze gıdayı alabilmeyi, bir ömrün sonunda, bir toplumun kendilerine minnet duyduğunu hissedebilmeyi istiyorlar.
Gerçekten çok mu şey istiyorlar?
Aynı gün içinde bir kararnameyle üst düzey bürokratlara 30 bin liralık zam yapılabiliyorsa, emekliye gelindiğinde “kaynak yok” demek hangi vicdana sığar? Hangi adalet duygusuyla bağdaşır?
SGK ve DİSK-AR’ın verileri, emeklilerin içinde bulunduğu tabloyu tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor:
– 17 bin TL ve altında maaş alan 6 milyondan fazla kişi var. Yani tüm emeklilerin yüzde 38’i yoksulluğu ta dibine kadar........