Eğitim Bir İleri Üç Geri! (2) |
(Öğretmen Ne Kadar Değer Görüyor?)
Yeni eğitim yılı yine sancılı başladı. Biliyorum oldukça klasik bir yazı giriş, ama ne yazık ki, aradan geçen yıllara karşın eğitimde iyileşme yolunda bir arpa boyu yol alamadığımız için temel sorunumuz olmaya devam ediyor.
İsminin başında “milli” kelimesi olan iki bakanlığımızdan biri olan Milli Eğitim Bakanlığımız uzunca bir süredir, liyakatsiz ellerin elinde adeta yap-boz tahtasına çevrilmiş durumda. Buna bir de, zaten bozuk olan eğitim sistemimizin içine, kimilerine göre STK olarak nitelendirilen vakıfları, dernekleri ve cemaatleri de sokunca tam bir çıkmazın içine düşüyoruz.
Türkiye’de eğitimin sorunlarını yalnızca, “okulların fiziki şartları” veya “öğretmen açığı” üzerinden ele almak soruna yeterince bakamadığımız anlamına geliyor. Elbette ki, bu sorunlarda önemli ama asıl mesele, “eğitimin bir sistem ve gelecek meselesi olmaktan çıkarılıp dönemsel politikaların etkisine fazla açık hâle gelmesinden” kaynaklanıyor.
Güncel OECD verileri de öğretmenlerin durumuna ilişkin oldukça çarpıcı bir tablo ortaya koyuyor.
Türkiye’de eğitim sistemi uzun yıllardır sık sık değişiyor. Müfredat, sınav sistemi, okul türleri, öğretmen yetiştirme modelleri ve üniversiteye geçiş sistemi değiştikçe öğrenciler, veliler ve öğretmenler yeni sisteme uyum sağlamak zorunda kalıyor.
Oysa eğitim, sonuçları birkaç yılda ortaya çıkan bir alan. Bugün alınan kararın sonucunu yarın görmek mümkün değil. Bu nedenle eğitim politikalarının hükümetlerden ve günlük siyasi........