İRAN’IN ASLİ SORUNU ATATÜRK’ÜN EKSİKLİĞİ |
Türkiye Cumhuriyet ve İran’da şah rejiminin kurulması hemen hemen aynı dönemin eseridir. Hem Mustafa Kemal, hem de Rıza Han kendi ülkelerinin hanedan ordularında birer subaydır ve her ikisi de iktidarı birer hanedan yönetiminin elinden almıştır.
Aradaki fark: Mustafa Kemal feodal bir yapı olan Osmanlı hanedanının iktidarına son verip “kayıtsız şartsız milli egemenlik” ilkesi üzerine çağdaş Türkiye Cumhuriyetini inşa ederken Rıza Han Kaçar Hanedanını devirip yerine kendi Pehlevi hanedanını kurmuş, kendi kendini şah ilan etmiştir.
Bakınız Pehlevi Hanedanı, 1921'de askeri bir darbeyle öne çıkan Kazak Tugayı komutanı Rıza Han'ın, Kaçar Hanedanı'nı yenerek 1925'te kendini Şah ilan etmesiyle kuruldu öyle soyu sopu bin yıllara uzanan kadim bir hanedan falan değildir yani. İngiliz desteği ve reformist ajandasıyla yönetimi ele alan Rıza Şah, geleneksel feodal yapıyı yıkarak modern bir İran devleti oluşturmayı istemiştir.
Rıza Şah, Türkiye'deki Atatürk reformlarından etkilenerek, laik ve milliyetçi bir politika izledi, ancak cumhuriyet fikrinden İngilizler ve din adamlarının muhalefeti yüzünden vazgeçmek zorunda kaldı.
Burada önemli bir not ekleyeyim: Bizim memlekette bir çok kişi Atatürk’ün İngilizlerin isteği ile Osmanlı’yı yıkıp bir Cumhuriyet kurduğuna falan inanır. Gerçekte ise İngiltere bir teokratik mutlaki monarşidir ve dünyada teokratik mutlaki monarşilerin hamisidir, daima monarşik düzenin sürdürülmesini destekler ve cumhuriyet fikrine şiddetle karşıdır.
Şimdi bazı dostlar ama hoca İngiltere bir meşruti monarşi falan da diyecektir.
Dostlar Meşruti Monarşi yani anayasal monarşi olabilmek için bir anayasanın olması........