YÜZSÜZLÜK VE TOPLUMSAL BELLEK

Kimi insanlar vardır; bugün söyledikleri dün söyledikleriyle çelişse de öyle değilmiş gibi rahat davranırlar, tutarsızlıklarıyla insanlara nasıl görüneceklerini umursamazlar. Dinleyenleri de genellikle bu duruma karşı duyarsızdır. Sıradan insanlardan dünyaca tanınmış olanlara, siyaset alanından akademik çevrelere değin, yakın ve uzak çevremizde onlardan bolca bulunur. Türkçemizde bu tür insanlara yakışan güzel bir sıfat vardır: Türk Dil Kurumu’nun Türkçe Sözlük’ünde “utanmaz, sıkılmaz, çekinmez, arsız” sözleriyle açıklanan dilimizdeki “yüzsüz” sözcüğü sanki biraz da onlar için üretilmiştir. İnsanlar yıllar içinde görüşlerini kuşkusuz değiştirebilirler ama geçmişte yanıldıklarını da kabul eder ve özeleştiri yaparlar. Böyle yapmadan, geçmişteki söylem ve eylemlerinin üzerinden atlayarak “ahkâm kesmeyi” sürdürenlere bu sıfat pek yakışır.

90’lı yılların başında, Sovyetler Birliği ve yandaşı ülkelerdeki sistem çöktüğünde; “Tarihin Sonu geldi" diyerek;

· İnsanlığın sosyokültürel evriminin son noktasına ulaşıldığı ve

· Kapitalist altyapı üzerinde yükselen liberal demokrasinin tüm uluslar için en ideal yönetim biçimi olduğunu

savunan Japon asıllı Amerikalı siyaset bilimci Francis Fukuyama ve peşine takılanlar,

· Soğuk Savaş'ın bitimiyle liberal demokrasinin ve kapitalizmin insanlığın nihai yönetim/ekonomik sistemi olarak zafer kazandığına,

· Artık ideolojik mücadelelerin bittiğine

Onlara göre, daha üstün bir sistem gelişmeyecek; insanlık bundan sonra, tek kusursuz sistem olan kapitalizm ve onun toplumsal........

© Sonsöz