YOKSULLUĞUN NEDENİ İKTİSADİ KRİZ Mİ?

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2024 yılı verilerine göre ülkemizde 27 milyon dolayında aile var. Konuyla ilgili kamu, özel ya da akademik çevrelerin çeşitli araştırmalarına göre bunların yüzde 20’sinin, yani 5,4 milyon ailenin geçim sıkıntısı yok. Kalan 21,6 milyon aile, yani yaklaşık 70 milyon insanımız çeşitli düzeylerde maddi sıkıntı yaşıyor.

Açıkladığı enflasyon oranları nedeniyle kamuoyunda ciddi güven kaybı yaşayan TÜİK’in Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre bile, 8 milyon yoksul aile var. Bir başka deyişle, TÜİK verilerinden ülkemizdeki her üç aileden birisinin temel gereksinimlerini bile karşılayamadığı anlaşılıyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2024 yılı verilerine göre bunların yarısı “aşırı yoksul” oldukları için bakanlıktan sosyal yardım alıyor.

İktidar ve yandaşları, geçici olduğunu savundukları bu sıkıntıları, yaşanmakta olan iktisadi krize dayanarak açıklamaya çalışıyor. Kriz çözüldüğünde yaygın yoksulluğun da biteceğini söylüyor ve halkın sabırlı olmasını istiyorlar.

“Bizi bize anlatarak” muhalefet yaptığını düşünen siyasetçiler ve birkaç muhalif medya kuruluşu da yaygın yoksulluğu iktisadi krizle ilişkilendiriyor; bunun sorumlusu olarak gösterdikleri AKP iktidarı giderse krizin de yoksulluğun da biteceğini savunuyorlar.

Yoksulluğun; yaşanmakta olan iktisadi krizin sonucu ve geçici bir durum olduğu konusunda taraflar aynı görüşte. İki tarafa destek verenler de söylenenlere inanarak kendilerini avutuyorlar.

Sürekli yinelendiği için bunları zaten herkes biliyor sanırım. Ancak söylenenlerin gerçeği ne ölçüde yansıttığı hakkında hiç kuşku duyulmuyor. Yaşamı derinden etkileyen pek çok olumsuzlukta olduğu gibi bu konuda da yalnızca sonuçlarla ilgilenen ve kendisine anlatılanla yetinen insanımız on yıllardır çözülmeyen sorunun gerçek nedenlerini sorgulamıyor.

YAYGIN YOKSULLUĞUN NEDENLERİ HAKKINDA SÖYLENENLERİ TÜRKİYE GERÇEKLERİ DOĞRULUYOR MU BAKALIM…

Önce birazcık geçmişe gidelim.

Ülkemizde şimdiye değin 1946, 1958, 1960, 1970, 1974, 1980, 1982, 1990, 1994, 2001, 2008, 2012, 2018 yıllarında ve günümüzdeki olmak üzere on üç kez iktisadi kriz yaşandı. Bu krizler her seferinde ulusal ya da uluslararası geçici gelişmelerle açıklandı. Kriz dönemlerinin hemen hepsinde enflasyon yükseldi, tüketim mallarında fiyatlar arttı, Türk lirasının satın alma gücü ve yabancı paralar karşısında değeri düştü; siyasi iktidarların, krizin çözümü adına aldığı kararlarla sabit gelirli çalışanlar daha da yoksullaştı.

Seksen yıllık bu zaman diliminde ülkemizdeki yaygın yoksulluk hiç azalmamasına karşın, siyasi iktidarların ve muhalefetin söylemleri hiç değişmedi. Hemen her zaman, yaygın yoksulluk defalarca yaşanan bu iktisadi krizlerle ilişkilendirildi. “Güncel kriz” geçince sorun çözülecek diye insanlar avutuldu ama yoksulların durumunda pek bir şey değişmedi.

Yaygın yoksulluğun nedeninin, yaşanan krizleri de üreten tam bağımsızlığını yitirmiş Türkiye’deki iktisadi ve toplumsal düzen olduğunu savunan küçük bir azınlık olsa da konunun bu eksende konuşulup........

© Sonsöz