menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ADALETİN İÇİNDE ADALET YOKSA…

2 0
thursday

Hayatta bazı kayıpların telafisi vardır. Kırılan bir eskitme bardağı en ince işçilikle yapıştırabilirsiniz; kaybolan parayı yeniden kazanabilir, yıkılan bir evi sıfırdan inşa edebilirsiniz.

Ama bazı kayıplar vardır ki ne mahkeme kararıyla geri gelir ne de bir özürle yerine konabilir.

Geçip gitmiş zaman gibi…

Sessizce tükenen umutlar gibi…

Bir insanın hayatından, gençliğinden, canından çalınan koca yıllar gibi…

Bu yüzden bir insanın hakkını elinden almak, sadece hukuki bir ihlal, soğuk bir mevzuat hatası değildir. Bazen o insanın gençliğini alırsınız elinden; bazen geleceğini, bazen de her sabah uyanıp yeniden kurmaya çalıştığı hayallerini…

Çünkü hak; sadece bir belgeye, bir karara, kalın dosyalara ya da bir imzaya sığmayacak kadar büyüktür. Hak, insanın onurudur; emeğidir, alnının teridir, insanca yaşayabilme umududur.

Haksızlığın helalliği olur mu?

Bir insanın koca yıllarını elinden aldıktan sonra alelacele istenen bir helallik, kaybedilen zamanı geri getirebilir mi?

Bir özür, gecenin en karanlık saatlerinde, kimse görmezken dökülen o yakıcı gözyaşlarını silebilir mi?

Bir pişmanlık cümlesi; yıllarca bir ur gibi taşınan korkuların, kaygıların ve çaresizliğin yükünü o yorgun omuzlardan kaldırabilir mi?

Elbette affetmek büyüklüktür, helallik vermek yüce bir erdemdir. Ama helallik başka şeydir, adalet başka. Helallik vicdanın alanıdır, adalet ise sorumluluğin. Helallik kişinin kendi yüreğinde verdiği kurucu bir karardır; adalet ise toplum adına, sistem adına verilen ve tutulması gereken kolektif bir sözdür.

Çünkü adalet yalnızca hatayı görmek değildir. Adalet, o hatanın bir insan hayatında yarattığı depremin bedelini de görebilmektir. İnsan yapımı sistemler bazen yanılabilir. Dosyalar eksik incelenebilir, deliller kör bir inatla gözden kaçabilir, kararlar değişebilir. Ancak sistemlerin ya da o kürsülerde oturanların; "Aaa kusurumuza bakma, hak hukuk adalette yanılır; senin kazanacağın hakkını yanlışlıkla gözden kaçırmışız ya da hukuku yanlış ellerde aramışız, yanılmışız" deme hafifliği, açılan o derin ruhsal yıkımı ortadan kaldırır mı?

Kazanılmış hakların üzerine inşa edilen o adalet yalısı, kazanılmamış hakların arkasından dilenen kuru bir "özür dörtlüğüyle" yeniden ayağa kalkar mı?

Hakkı elinden........

© Sonsöz