SİMİT-ÇAYLA GEÇİNMEK MASALDI, BUGÜN KABUS OLDU.

Bugün bu halk aç kalmadan, üşümeden, borca batmadan yaşamak istiyor. Bu bir lüks değil, en temel hak, en insani ihtiyaç.

Fakat tencereler sus pus. Mutfaktan çatal bıçak sesi değil, fatura sesi geliyor. Çocuğu harçlık isteyemiyor, annesinin yüzüne bakınca gözü yerde kalıyor. Emekli markette süt şişesine bakıyor, elleri titriyor, geri dönüyor.

İşçi, asgari ücretli maaşını daha cebe koymadan kiraya, faturaya bırakıyor. Öğrenci kantinde simit almaya utanıyor; cebindeki son parayı sayıyor, nefesini tutuyor. İşsiz, kapı kapı dolaşıyor; iş bulamadığı her gün evdekilerin yüzüne bakmaya çekiniyor.

Ve hala söylemlerde, manşetlerde… “Ekonomi uçuyor” deniliyor… Belli ki uçan sadece fiyatlar!

Hayatın Gerçekleri:
🥯 Simit 20 TL
☕️ Çay 15 TL (en düşük fiyat)
☕️ 🥯 Bir öğün çay simit: 35 TL
5 kişilik aile için günlük 525 TL, aylık 15.750 TL

Sadece çay-simit bu kadar…
Ama yaz sıcağında bir dondurma, kış akşamında bir bardak boza çok mu?
Çocuk kantinde tost, ayran istemez mi?
Marketten küçük bir çikolata, bayramda şeker alınmaz mı?
Bir dilim karpuz, bir avuç üzüm, ve dalından koparılmış birkaç kiraz…
Sakız almak bile hayal oldu.
Ve sakız bile! Artık o bile lüks.

Yani çay-simit hesabı bile maaşı bitirirken…
Ya kira, çocukların ihtiyaçları, market, elektrik, su,........

© Sonsöz