ŞİKAYETÇİYİM

Bugün çocuklara, gençlere, kadınlara, insanlara, hayvanlara, doğaya zarar veren; cinayet işleyen, tehdit eden, psikolojik şiddeti yöntem haşine getiren, mobbing uygulayan, ailesine zulmeden; yalanla, iftirayla ve güçle ayakta durmaya çalışan bu karanlık tipler gökten düşmedi. Bir gecede ortaya çıkmadılar. Kendiliğinden çoğalmadılar. Onlar, yıllar boyunca susarak büyütülen bir kötülüğün sonucudur.

Bu karanlık, ilk yanlışta başladı.
Ve biz ilk yanlışta sustuk.

Bir çocuk arkadaşını ezdi, “şakadır” dedik.
Bir genç aşağılayıcı konuştu, “ergenliktir” dedik.
Bir adam tehdit etti, “sinirlidir” diye geçiştirdik.
Bir kadın korktuğunu söyledi, “abartıyor” dedik.

Her “aman büyütmeyelim” dediğimiz yerde,
kötülüğün eli biraz daha rahatladı.

Yanlışa sınır koymayan her aile, sessiz kalan her çevre, “bana dokunmuyor” diyen her birey;
bu karanlığın tuğlasını kendi eliyle koydu.

Erkek çocuklar; hata yapmanın bedelini öğrenmeden büyütüldü.
Güçle hak arasındaki fark öğretilmedi.
Saygı değil, itaat beklendi.
Sorumluluk değil, ayrıcalık verildi.

“Erkektir yapar” denildi.
Ve o cümle, sayısız hayatın altına imza attı.

Şiddet bir anda başlamaz.
Önce dilde başlar.
Sonra bakışta.
Sonra kontrol etmede.
Sonra tehditte.
En sonunda elde.

Ve her aşamada birileri sustu.

Komşu duydu ama kapısını kilitledi.
Akraba bildi ama “aile meselesi” diyerek sırtını döndü.
Kardeşi gördü; susarak failin yanında durdu.
Arkadaş fark etti ama rahatını bozmadı.
Kurumlar gecikti,........

© Sonsöz