ÖĞRETMENİM…

Bilgi bir ışıktır; öğretmenler o ışığı tutan meşalelerdir. Karanlık gecelerde yolu kaybeden çocuklara yön gösterirler. Her öğrenci onların bir yansımasıdır; her büyük insanın arkasında görünmez bir öğretmen izi vardır.

Ama bazen o ışık söner. Bir ses kesilir. Bir kalem düşer. Bir sınıfın kapısı bir daha açılmaz.

Aybüke’nin yarım kalan şarkısında, Necmettin’in götüremediği karne hediyesinde,
Fırat’ın cesaretinde, Ayşenur’un sıcak gülüşünde, Neşe’nin yarım kalmış dersinde,
adı manşete sığmayan, fotoğrafı sınıf duvarında kalan tüm şehit öğretmenlerde…

Onlarla birlikte yalnızca bir beden değil; yarım kalmış idealler, tamamlanamayan düşler ve cevapsız sorular kaldı. Anne-babaların boynuna çöken sızı, bir milletin omuzlarındaki eksiklik oldu.

Çünkü öğretmenlik bir meslek değil, bir idealdir. Öğretmen; hayatı, değeri, insanlığı öğretendir. Bir öğrencinin içindeki potansiyeli görür, onu parlatır. Bir el uzatır; bir kader değişir.

Bugün Öğretmenler Günü diye geçiştirilemez.
Bu gün; yüzleşme, teşekkür, minnet, borç ve ses verme zamanıdır.

Bir öğretmenin düşen kalemi, bir milletin yüreğine saplanan hançerdir. Düşen kalem, bir kapının kapanması değildir; ışığa açılan bir yolun kapanmasıdır.

Şehit öğretmenler bize vasiyet etti.
“Çocuklar korkmasın. Bilgi karanlığa yenilmesin. Öğretmenin nefesi yarım kalmasın.”

Onlar........

© Sonsöz