NEFESİ KESİLMESİN DİYE ! |
Kadın…
Bir kelime değil; bir dünyanın ağırlığını taşıyan, çoğu zaman duyulmayan, görünmeyen aslında.
Doğduğunda “kız çocuk” diye küçültülen, büyüdükçe “hanım kız” diye hizaya sokulan, evlenince “eş”, anne olunca “fedakar”, ölünce “kurban” diye tanımlanan…
Peki, tüm bu etiketlerin arasında kadının kendine ait kaç kelimesi kaldı?
Ya da bütün bu hayat çizelgesinde, kendi hikayesine ne zaman kendi imzasını atabildi?
Rakamlar soğuk. Rakamlar acımasız. Rakamlar çaresizliğin içinde çaresiz. Ve bu ülke, yıllardır aynı acının aynı duvarına çarpıyor:
2008’de 68 kadın öldürüldü.
2009’da 127…
2010’da 205…
2011’de 132…
2012’de 147…
2013’te 232…
2014’te 293…
2015’te 295…
2016’da 293…
2017’de 354…
2018’de 411…
2019’da 427…
2020’de 420…
2021’de 434…
2022’de 414…
2023’te 419…
2024’te 452…
2025’in ilk verilerine göre 413 kadın öldürüldü.
Oku, oku bitmiyor, bitecekmiş gibi de görünmüyor! Belki de rakam şu an itibari ile arttı!
Her rakam bir nefesin yarım kalışıdır. Her yıl biraz daha artan bu liste, bu ülkenin bir kadının “Ben yaşıyorum” demek için bile mücadele etmek zorunda kaldığının kanıtıdır.
Bir kadının son bakışı, bir annenin yarım kalan duası, bir çocuğun elinden kayıp giden eller…
Her sayı, bir evin ömür boyu kapanmayacak yas........