CUMHURİYET BİR OKULDUR: DERSİ AYDINLIKTIR

Müzenin kapısından içeri adım attığınız anda karşınıza çıkan tablo, bir devrimin nefesini taşır. Karanlıktan aydınlığa, cehaletten bilime uzanan o yolun resmidir. Yirmi dokuz harf ışık gibi parıldar; her biri, bir milletin yeniden doğuşunu anlatır. O tabloda yalnızca bir alfabe değil, bir ulusun kaderi değişmektedir. Çünkü o harflerle birlikte Türkiye okumayı, düşünmeyi ve özgürleşmeyi öğrenmiştir.

Kara tahta, kitaplar, defterler, sararmış sayfalar… Her biri bir öğretmenin sabrını, bir öğrencinin heyecanını, Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki umut ve azmi fısıldar. O sıralara ellerini koyduklarında, yalnızca soğuk tahtaya değil; bir milletin geleceğe uzanan inancına, azmine ve emeğine dokunurlar.

Siyah önlükleriyle sanki zamanın içinden geçmiş bir fotoğraf karesine adım atmış gibiydiler. O eski, tarih kokan sıralara oturduklarında geçmiş bir anda bugüne karıştı; mazinin sessiz nefesi kalplerine dokundu.

Müzenin en kıymetli hazinesi, Atatürk’ün bizzat armağan ettiği sancaktır.
Atatürk Lisesi yalnızca........

© Sonsöz