menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BU ÇAĞA BİR AĞAÇ YETMEZ

7 0
yesterday

Her aralık sonunda aynı ritüel tekrarlanıyor. Bir ağaç alınıyor, eve kuruluyor. Dallarına ışıklar asılıyor, parlak toplar takılıyor, tepesine umut konduruluyor. Yeni bir yılın, eski yaraları örtebileceğine inanmak için.

Ama bu yıl…
Bu ülkede…
Bu çağda…
O ağaca süs yetmiyor.

Çünkü dallar bu yıl ağır.
Üzerine asılan şey umut değil artık; taşınamayan hayatlar.
Işıklar var evet; renkli, göz alan, dikkat dağıtan.
Ama bu ülkede ışık çoğu zaman yalnızca süste var.
Vitrinde var, sofrada yok.
Evde yanıyor, sokakta sönüyor.
Geceyi aydınlatıyor ama sabaha çıkamayan hayatlar var.

Bu yıl ağacın bir dalına geçim asalım.
İnce bir ipten sarkan, her an kopacak gibi duran.
Asgari ücretle tutunanların, emekli maaşıyla ayı sayanların, yetim aylığıyla hayatı eksiltmeden yaşamaya çalışanların, işçinin de memurun da aynı dar nefesi olsun.
Parlak görünsün ama içi boş olsun, çünkü ay sonuna gelince herkesin cebi öyle.

Bir dalına adalet asalım.
Camdan yapalım.
Uzaktan bakınca zarif dursun, yaklaşınca çatlakları görünsün.
Herkese eşitmiş gibi parlasın ama dokununca kimin elini keseceği belli olsun.

Bir ışık daha takalım ağaca…
Adalet ışığı.
Ama loş olsun.
Uzaktan var gibi dursun,........

© Sonsöz