# Değerlerimizi Kim Uzaklaştırıyor?
Bu cuma, Türkiye'nin doksan bin küsur camisinde aynı hutbe okundu. Diyanet'in kaleme aldığı metin, çocuklarımızın "değerlerimizden uzaklaşması"ndan yakınıyordu. Suçlular da tek tek sayılmıştı: tüketim kültürü, dijital mecralar ve elbette "kutsalların mizah adı altında alaya alınması."
Hutbenin okunduğu saatlerde, Çağlayan Adliyesi'nde bir komedyen hâkim karşısındaydı. Deniz Göktaş; bir gece önce yurt dışı tatilinden dönerken havalimanında, ters kelepçeyle gözaltına alınmıştı. Suçu, üç yıldır Türkiye'nin dört bir yanında sahnelediği, yüz binden fazla kişinin izlediği bir stand-up gösterisiydi. Yüz seksen beş CİMER şikâyeti, bir savcılık soruşturması, bir gece nezarethane ve nihayet tutuklama. Cuma namazından çıkanlar daha ayakkabılarını giyerken, "kutsallarımızı mizah adı altında alaya alan" adam çoktan cezaevine gönderilmişti.
Ne kusursuz bir senkronizasyon. Kürsüde tehdit tarif ediliyor, adliyede tehdit etkisiz hale getiriliyor. Sanki hutbe metniyle iddianame aynı klavyeden çıkmış gibi.
Peki soralım: Çocuklarımızı değerlerimizden gerçekten ne uzaklaştırıyor?
Bir espri mi? Harbiye Açık Hava'da bilet alıp gülen yüz bin kişinin izlediği bir gösteri mi? Yoksa altı yaşındaki bir kız çocuğunun, babasının eliyle, bir tarikat şeyhinin oğluna "nikâhlanması"........
