Haber Var, Ama Gerçek Yok |
Haberleri okurken veya TV’de İzlerken, çoğu zaman bir şeylerin eksik olduğunu hissederiz. Olay anlatılır, açıklamalar verilir, diplomatik cümleler kurulur; fakat en temel soru çoğu zaman cevapsız kalır. Bu işin gerçek öznesi kim? Uzun zamandır basın-yayın alanında dikkat çekici bir durum var. Haberler yayımlanıyor, açıklamalar yapılıyor, diplomatik değerlendirmeler ardı ardına geliyor, fakat çoğu zaman haberin en önemli unsuru eksik kalıyor, özne kim? veya kim yapmış? Okuyucu haberi görüyor ama temel soruların cevabını net biçimde bulamıyor. Oysa gazetecilik çok basit bir mantığa dayanır.Kim yaptı, ne yaptı, nerede oldu, ne zaman oldu, nasıl oldu ve neden oldu? Bugün birçok haberde özellikle iki soru sessizce ortadan kayboluyor. Kim ve neden.
Son günlerde Ortadoğu’daki savaş ve gerilim üzerine yapılan açıklamalarda bu durum daha da belirgin hâle geldi. İranda kız çocuklarının gittiği okulun bombalanması ve 160 kız çocuğunun öldürülmesi konusundaki açıklamalar. Cumhurbaşkanı’nın son konuşmalarına ve Dışişleri Bakanı’nın Ortadoğuda 12 ülkenin dış ilişkiler bakanlarının toplantılarının ardından yaptığı değerlendirmelere dikkatle bakıldığında, ilginç bir tablo ortaya çıkıyor. Açıklamalar var, diplomatik dil güçlü, eleştiriler dile getiriliyor, ancak savaşın uluslararası ölçekteki gerçek belirleyicileri çoğu zaman cümlenin dışında kalıyor. Üstelik bu yalnızca Türkiye’ye özgü bir durum da değil.
Avrupa’daki bazı liderlerin açıklamalarına baktığınızda da benzer bir tabloyla karşılaşıyorsunuz. Savaşın kendisini doğuran dinamikler yerine çoğu zaman saldırıya uğrayan tarafın tartışıldığı ya da sorumluluğun tersinden kurulduğu bir dil ortaya çıkabiliyor. Bu da kamuoyunun kafasında aynı soruyu büyütüyor. Gerçekten ne oluyor? Çünkü modern savaşlar artık iki ülkenin karşı........