BENİM ÇOCUĞUM MÜKEMMEL!

Hayır değil. Senin çocuğun mükemmel değil. Tıpkı senin olmadığın gibi. Pek çoğunuz çocuklarınızın çok zeki olduklarını da söylüyorsunuz ama üzgünüm, çoğu pek zeki de sayılmazlar. Çevremizde herkesin çocuğu harika, mükemmel, çok zeki, çok özel, çok değerli. Bu laflardan ve farazi dayatmalardan artık gerçekten çok sıkıldım! Tablet ve bilgisayarı kısa sürede keşfetmesi, teknolojik cihazları hemen kullanıyor olabilmesi, oyunlara hakim olması… vs. tüm bunlar zeka ürünü değil. Teknoloji çağı ürünü. Öncelikle bunu bir anlayalım mı?

Zeki değil, iyi insan olsunlar, “iyi.” Bu her şeyden önemli değil midir?

Herkesin çocuğu mükemmel, veliler mükemmel, herkes mükemmel. Bir yerlerde sorun var ama kimse çuvaldızı kendine batırmıyor. Öncelikle “Ben nasıl bir insanım? Nasıl bir ebeveynim? Çocuğum nasıl bir çocuk? Ben nasıl bir yöneticiyim? Nasıl bir öğretmenim? Nasıl bir çocuğum? Ben nasıl bir eşim, veliyim?” Tüm bunların cevaplarını gerçeklikten kopuk olmadan, objektif ve net bir şekilde “kendimize” veriyor olmamız lazım. Hem de çok acil bir biçimde.

Art arda yaşadığımız okullardaki saldırılar yüreğimizde derin acılar açtı. Fedakar öğretmenimiz canını siper etti öğrencilerine. Yeter ki onlara bir şey olmasın dedi. Onların canları uğruna kendi canını öne attı. Yüce, kutsal meslekti çünkü öğretmenlik… İşte o kutsallığı unutanlara tekrar hatırlattı kıymetli öğretmenimiz. Kaybettiğimiz yavrularımız ve öğretmenimiz, acı kayıplarımız için çok........

© Sonsöz