Haber Çok, Vicdan Az |
Artık şaşırmıyoruz.
Bu cümle bile tek başına bir alarm aslında. Bir zamanlar sokakta birinin başına gelen felaket tüm mahalleyi ayağa kaldırırdı. Şimdi aynı olay, ekranın köşesinde küçük bir bildirim. Kanıksadık. Alıştık. Normal sandık. Oysa hiçbirisi normal değil.
Bir genç trafik kazasında hayatını kaybediyor, “yine mi?” diyoruz.
Bir kadın öldürülüyor, “sayılar arttı” diye konuşuyoruz.
Bir çocuk istismara uğruyor, “soruşturma başlatıldı” cümlesiyle yetiniyoruz.
Acının dili istatistiğe dönüştü. Vicdan ise sessizliğe.
Bu ülkede haber çok. Gerçekten çok. Ama haberin ağırlığını taşıyacak kadar vicdanımız kaldı mı, ondan emin değilim. Çünkü bir şeyin sürekli tekrarlanması, onu kabul edilebilir kılmıyor; sadece duyarsızlaştırıyor. Biz de tam olarak bunu yapıyoruz: Duyarsızlaşıyoruz.
Sorun sadece olan biten değil. Sorun, olan bitene verdiğimiz tepkiler.
Bir zamanlar “Bu nasıl olur?” dediğimiz şeylere şimdi “oluyor işte” diyoruz. Bu cümle, toplum olarak geldiğimiz........