Zeitgest - Zamanın Ruhu
Ülkemizde kırık dökük olsa da demokratik mekanizmaların işlemesine giderek artan dozda ve genişleyen kapsamda yapılan aşındırma ve çalıştırmama siyaseti CHP’ye karşı yargı üzerinden yapılan müdahaleyle doruğa ulaşmıştır. Anayasa hukuku, idare hukuku ve ceza hukukunun yetkin ve saygın isimleri, siyaset bilimciler birçok kez kararın hukuksuzluğu ve geçerli olmadığını ayrıntılı olarak açıkladılar, yazılı olarak ifade ettiler. CHP’nin seçilmiş yönetici kadrosu ve organlarının hedef alındığı ortadadır. Bununla birlikte sorun çok boyutludur. Bu girişimin geriye dönülmemek üzere zaten büyük ölçüde yıpratılmış laik demokratik düzeni (elde ne kaldıysa!) tasfiye etmeye yöneldiği ortadadır. Çeşitli çevrelerce dile getirilen Lozan karşıtlığı, yüzyıllık tahakküm, yaygınlaştırılan tarikatlar, laik eğitimin giderek tasfiye edilmesi ve daha birçok uygulama ve söylem gidişatı somut olarak ortaya koymaktadır.
Yaşadığımız olaylar zamanın ruhuna ters düşmemektedir. Dünya genelinde ekonomik ve siyasi yeniden yapılanmalar ve gelişmeler Türkiye’deki uygulamalara da uygun diyebileceğimiz bir ortam yaratmıştır. Bir benzetmeyle kapitalist dünya ekonomisinin oluşumu ve uğradığı dönüşümlerde sermaye birikimi modelinin nitelikleri ve uygulanan düzenleme biçimi veya rejimi belirleyici olmaktadır. Birikim sürecinde beliren tıkanıklıklar yeni dönüşümlere, yeniden yapılanmalara yol açmaktadır. Ancak dünya ekonomisindeki ekonomik-mali güç odaklarının, sermaye birikimini yönlendiren merkezlerin çevre ülkelerdeki ekonomik yapıları ve dönüşümü üzerinde belirgin bir etkinliğe sahip olduğu gözlenmektedir. Bu bağlamda iç etkenler üzerinde dış etkenlerin biçimlendirici ve yönlendirici olduğunu söyleyebiliriz. Ne var ki, dış etkenlerin mekanik biçimde bir sosyal oluşumu biçimlendirdiğini ileri sürmek olanaksızdır. İç ve dış etkenlerin eklemlenmeleri sonucunda iç yapılar etkilenmekte, hatta biçimlenmektedir. Bunun anlamı, dünya ekonomisiyle bütünleşme çaba ve süreçlerinin Çevre’de ekonomik, toplumsal ve siyasi dönüşümlere yol açmasıdır. Bu bağlamda dış etkenler veya koşulların bir tür içselleşmesinden söz etmek olanaklıdır. Çizdiğimiz çerçevede yakın dönemde ve mevcut durumda Irak, Suriye, Gazze, Lübnan’daki durum ve son olarak İran’a saldırıyla oluşturulan yeni koşullar, ABD’nin tam sınırımızda, Azerbaycan ve Ermenistan’ın onayıyla Nahçıvan üzerinden Türkiye ve dolayısıyla Batı Avrupa’yla bağlantı kuran Zengezur Koridoru’nun kısaca Trump Koridoru (Uluslararası Barış ve Refah İçin Trump Rotası) olarak vaftiz ettiği bir dünya söz konusudur. Maduro ve eşinin korsan harekatıyla kaçırılması, Küba’ya tehditler vd., Trump yönetiminden etrafa saçılan yeni bir emperyalist politika demetini oluşturmaktadır. ABD’nin........
