Gringo emperyalizmi |
Amerikan özel saldırı gücünün Maduro ve eşini kaçırması, ve Amerikan emperyalizminin Venezuela’ya saldırısı kuşkusuz beklenmedik şeyler değillerdi. Hatta bunların hazırlıkları aylardır ayan beyan sürdürülüyordu. Şaşırtıcı olan bunlar vuku bulduktan sonraki tavırlar ve analizlerdi açıkçası. Şaşırtıcı yorumlarda bulunanlar emperyalizmin ya mahiyetinden ya da yapabileceklerinden hiçbir şey anlamadıklarını gösterdiler.
Ama burada kaba bir bilimcilik yapmayalım; ortada bir olgu var öyleyse kuramlarımızı test edelim diyen gamsız körleşmiş bilimcilerden biri olmayalım. Amerikan emperyalizminin gerçekleştirdiği saldırı apaçık bir şekilde lanetlenmelidir, hem de “Ama Maduro da” diye başlayan alçakça yorumlara ya da tavırlara bulaşmadan. Amerikan emperyalizmi bir ülkenin, bir halkın daha iradesine saldırmıştır aslında. Üstelik saldırı ucube bir başkanın ve onun çevresinde toplaşmış bir avuç jingoistin siyasi hırslarının, veya saldırganlıklarının ürünü de değildir sadece. Elbette ki bahsi geçen çete saldırıya kendine has ayrıksı kaba, hoyratça ve yağmacı karakterini veren ana unsurdur. Ama saldırı daha uzun erimli bir eğilimin doğal sonucudur. Saldırıyı planlayanların rezilliklerini nirengi noktası olarak alırsak en rezil saldırı bu değildir, Amerikan emperyalizminin daha rezil, daha alçakça bir üslup ve biçemle gerçekleştirdiği saldırılar vardır geride bıraktığımız dönemde.
Kısacası emperyalizm, görünümü değişse de, kimiz zaman daha “nezaketle”, kimi zaman daha hoyratça ve kaba uygulansa da, kimi zaman sanki varmışçasına bir hukuka uygun, kimi zamanda oldukça kabadayıvari bir şekilde ortaya çıksa da, özü değişmeyen bir eğilimdir. Şimdi, Venezuela’ya yapılan operasyonun şekil şemalinden memnun kalmayan bazı liberaller ve liberal solcular, saldırıyı ABD siyasi siteminin tepesine çöreklenmiş bir avuç yağmacıya ve tepelerindeki ucube Trump’a bağlamaktalar; doğru değildir. Aslında bu durum geçen haftalarda yazılarımızın konusu olan Lenin-Kautsky tartışmasıyla da doğrudan ilintilidir. Kautsky de dahil, bir cenah emperyalizmi yönetime el koymuş bir kliğin kötücül iradi politikası gibi algılarlar. Külliyen yanlıştır; emperyalizm kapitalist sermaye birikiminin doğasından kaynaklanır.
Neticede bunu bizim özel olarak kanıtlamamıza gerek de yok. Emperyalist merkezlerin resmi açıklamaları ve belgeleri de bunu teyit eden kanıtları bolca sunmaktadırlar. Örneğin biten yılın Kasım ayında Beyaz Saray tarafından yayınlanan Ulusal Güvenlik Stratejisi bolca lehte kanıt sunmaktadır. Bu belge Amerikan emperyalizminin en açık dışavurumlarından biridir.
Bir ara verelim ve bu rezil saldırıdan sadece Trump ve avenesinin sorumlu tutulabileceğini iddia eden teze dönelim. Bu tez birkaç açıdan yanlış. Birincisi Amerikan dış politikası sadece işin ehli teknokratlar ve bürokratlar tarafından oluşturulmaz, Amerikan yönetim sisteminde her kurum aslında genel olarak sermayenin, ya da sermayenin bir fraksiyonunun bakış açısının egemen olduğu bir güç kolektörü gibi çalışır. Kısacası Pentagon sadece Pentagon değildir. İkincisi emperyalist politika süreklilik ister. Örnek olsun oğul Bush’un 2003’teki Irak işgalini mümkün ve kolay kılan Clinton’ın 10 yıllık ambargosuydu. Venezuela’ya saldırı da aslında Amerikan emperyalizminin geçmişten bugüne Latin Amerika’yı arka bahçeleştiren emperyalist politikasının doğal adımlarından biridir.
Ulusal Güvenlik Stratejisi bu konuda sarihtir zaten: “İhmal ile geçen yıllardan sonra, Birleşik Devletler, Batı Yarıkürede Amerikan üstünlüğünü yeniden tesis etmek, bölgedeki temel coğrafi alanlara erişimimizi ve anavatanı korumak için, Monroe Doktrini’ni yeniden ileri sürecek ve onu zorla tatbik edecektir”. Bugünkü adımı belge “Monroe Doktrini’nin Trumpvari doğal sonucu” (Trump’s corollary to the Monroe Doctrine) diye adlandırmaktadır. Kısacası bu belge bir süreklilik tanımlamaktadır
Trump ucubesiyle ilgili bir ara verelim. Trump Amerikan emperyalizmini yeniden canlandırmadı. Bir teneffüsün hemen ardından yeniden başlatmadı. Ona yeni bir içerik ve hatta yeni görünüm de vermedi. Onu işletirken daha nobran, daha pervasız ve daha aptalca bir........