menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mürteci solun sırtındaki Birikim’li sülük

44 0
28.02.2026

“Mürteci sol”u yazmıştık, hatırlayacaksınız. Çıkış noktası laik cumhuriyete düşmanlıktır. Müktesebatlarının oluşumunda pek çok etmen var. 12 Eylül cuntasının “Atatürkçü” kılığında yaptığı işkenceler geriye dönük bir düşmanlık yarattı. Ama teorize edilmesi Murat Belge-Birikim Dergisi aracılığıyladır. Laik cumhuriyete düşmanlıkla başladılar, sonra “kimlikçiliğe” yaslanarak ilerlediler. Son numaraları İslamcı güzellemek oldu. “Sadece Birikim dergisinin ünlü “Muhafazakâr Demokrat Inkilap” kapağı ile doruğa çıkan AKP güzellemesi değil kastettiğim; buna Fethullahçılarla girdikleri samimi ilişkiler de dahildir. Hatırlatmış oluyoruz. 

Nasıl adlandıracağımızı bilemiyorum; “liberal sol” yaygındır ama boş kümedir bu; ne solcudurlar ne de liberal. Not edelim, cumhuriyete düşmanlıktan ne sol çıkar ne liberalizm. Fethullah Gülen’de sivil toplum bulan bir sol bu. Yasin Aktay’da, Hilal Kaplan’da, Altan Tan’da aydın buldular. Said-i Nursi ile Che’yi eşitlediler, Che’yi sildiler. Bugünkü karanlığın ateşine odun attılar, aydınlık akılları bulandırdılar, solun reflekslerini sıfırladılar. Bugünkü Tanıl Bora cereyanının ya da seviciliğinin kaynağıdır. 

Osman Çutsay “Belge’li Birikim gericiliği” diyor, uzun ama yerindedir. Osmanlıca kavramları çok seviyorlar, oradan devam edelim; belgeli mürtecidirler. Sembiyotik bir hayatları var. Solun kanını emerek, zehirleyerek hayat buluyorlar. Bunlar “mürteci sol”un sırtındaki sülüktür.  

Devam ediyoruz; elebaşı Murat Belge, Türkiye’deki bu karanlık zihniyetin ideal tipidir. Laikliğe ve cumhuriyete düşmandır. Devrimlerden ve devrimcilerden nefret eder. İşçi sınıfı onun için “pazulu” bir karikatürden ibarettir. Bilgisini bir aydın gibi değil, bir mühendis gibi kullanır. Kendisi ve dergisi 1970’li yıllardan beri ülkedeki resmi ideolojinin değirmenine su taşımaktadır. Birikim dergisi, devletin sadece solcuları vurmaya ayarlanmış bir gizli silahı gibidir. Kinleri o kadar derin ki, her işlerini sola-devrime-devrimcilere karalama üzerine kurarlar. Şöyle örnekleyeyim; Murat Belge’nin doktora tezi “Marksist Estetik” güya “Christopher Caudwell Üzerine Bir İnceleme”dir. Aslı Caudwell’e bir reddiyedir. 30 yaşında İspanya iç savaşında Cumhuriyetçiler safında çarpışırken ölen bu olağanüstü parlak aydından-komünistten nefretini esirgememiştir. 

Bu dergi 12 Eylül’ün alacakaranlığında, 1987’de, yayına yeniden başladığında dümeni “Avrupa solu”ndan “İslamcılığa ve milliyetçiliğe” kırdı. “İslamcı aydınlar”ı dağarcığımıza sokan onlardır. Yazıp çizdikleri şeyler, 12 Eylül generallerinin topluma yedirmeye çalıştığı “Türk-İslam Sentezi”nin sol için ezilip yutulabilir hale getirilmiş versiyonuydu. Ülke tarihinin çarpıtılmış bir versiyonu üzerine geniş bir azınlık mağduriyeti külliyatı geliştirdiler. Kemalistler darbe yapıp İslamcı, Kürt, Ermeni kim varsa ezip geçmiş, zulüm yapmıştı. Sosyalizm yıkılıp gitmişti, özgürlüğün ideal hali piyasa mekanizmasıydı ve kaynağı Batıydı. Antiemperyalizm çocukluk hastalığı, Aydınlanmacılık bir ham hayalden ibaretti. Yeni dönemin ruhu........

© soL