Kirli oyun
Sonunda söyleyeceğimi baştan söyleyeyim; futbol insanın aklını alır, geriye kötü kokulu bir posa kalır.
Birkaç gündür o posanın hedefindeyiz. Mevzu futbol kulübü yöneticilerinin Bilal’in önünde hizaya dizilmelerinden kaynaklanıyor. Çağrı yaptılar, alanda boy gösterdiler, iktidar partisi yanında saf tuttular. Gazze falan bahane, konun Bilal’e iktidar kazandırmak olduğunu cümle alem biliyor.
Kulüpleri ve futbolu iktidara alet ediyorsunuz diye eleştirildiler haliyle. Bir kısım posa eleştiriyi kişiselleştirdi, sanki sadece kendi tuttukları takım hedef alınıyormuş gibi takımları üzerinden gazetecileri hedef aldı. Küfrün, tehdidin bini bir para.
Oysa her şey kabak gibi ortada. AKP iktidarı, büyük patronlarla el ele o takımlara da el koydu. Ortada eşitlerin bir oyunu yok. Tiksindirici, kirli, esir alınmış bir ayak oyunu karşımızdaki. Yaygın beyinsizlikten besleniyor ve sadece bir avuç akıllı sermayedara hizmet ediyor.
***
Sermaye bağlarının gizlisi saklısı yok. Eskisi, Aziz Yıldırım, bir NATO müteahhidi. Serdal Adalı da öyle. Dursun Özbek otomotiv, turizm ve inşaat alanında. Ali Koç ülkenin en zengin ailesinin iş bilmez oğlu. Baktılar ki vasıfsız, Fenerbahçe’ye atayıp başlarından savdılar. Bir ara arkasından itip düşürdüler falan ama eğlenip duruyordu kendi kendine. Bir bahisçi gelip oyuncağını elinden aldı. Steven Sadettin Saran’a yenilecek kadar beceriksizdir.
Dursun Özbek Giresunlu, hemşeriyiz hafiften, turizmcidir. Trabzonspor’un başındaki Ertuğrul Doğan malum Trabzonlu; emlakçı, al-satçı. Marifetleri arasında fındık şirketi Oltan Gıda’nın Nutella'nın üreticisi İtalyan tekeli Ferrero'ya satılmasına aracılık etmek de var. Yani Karadenizlinin anasını ağlatan Ferrero’nun “çözüm ortakları”ndan biri o da.
Yalçın hoca bu işlerin hepsine birden “TİT” diyordu. Tekstil-İnşaat-Turizm’in kısaltılmışıdır. O zamanlar aynı zamanda bu adı taşıyan ülkücü-tilkiçi bir örgüt de vardı; Türk İntikam Tugayı, kısasıyla TİT diyordu kendine. İlk TİT ülkeyi yağmalıyordu, ikinci TİT bu yağmaya itiraz eden komünistleri avlıyordu.
Her iki TİT de düşük zihinsel nitelik ve yüksek kas gücüne dayalı “emek yoğun” iş kollarıdır. Yalçın Hoca TİT’i şöyle tarif etmişti vaktiyle; “Bu, tekstil-inşaat-turizm mesleklerinden meydana geliyor, Türkiye şimdi TİT boynuzları üzerindedir. Boynuzlu sektör de diyebiliriz; bir, düşük ücret buradadır, iki, sendika yoktur, üç, sigortasız çalışma esastır,........
