We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Cemaz-Ül-Evvel’in evveli ve ahiri

16 22 22
28.02.2021

Doksanlı yılların başlarında Kalan Müzik’in yeni yeni prodüksiyona başladığı günlerde Gönül Plak’ın sahibi Sıtkı Avaz işi bırakmak üzereydi. Sıtkı Bey elindeki Cem Karaca’ları Kalan Müzik’e, repertuarı genişletme çabasında olan çarşının ateşli esnafı Hasan Saltık’a uygun görmüş, para kazanma hırsını ikinci plana iterek çarşıda geleceği olduğunu düşündüğü firmaya uygun koşullarda devretmişti. Elinde “Safinaz” albümünün yanı sıra bir de 45’lik vardı: bu albümden bir yıl önce 1977 yılında çıkan “1 Mayıs / Durduramayacaklar Halkın Coşkun Akan Selini”. Sıtkı Bey o 45’likle ilgili yargılanmış olduğu için resmi olarak devredemiyordu ama fiilen onu da Hasan’a vermişti.

Ancak albümü basmadan evvel yapması gereken çok önemli bir işi bulunuyordu Hasan’ın. Karaca’yı arayıp, albümü devraldığını söyleyerek yeni basım için izni olup olmadığını soracaktı. Hasan, Cem Karaca’ya annesi Toto Hanım’ın Bakırköy’deki evinin telefonundan ulaşmıştı. Telefonun karşı ucundaki koca adam kulağındaki ahizeyle donup kalmıştı. Birkaç saniyelik bir suskunluk geçirmişti, yutkunma sesi telefonun diğer ucundan duyuluyordu.

Kekeleyerek:

- “Ne, ne!!! Ne izni?”

Karaca zaten tüm hakları vermiş bulunduğunu söylemiş, konuyu pek anlayamadığı için bu nezaket karşısında sadece “elbette, memnuniyetle” demekle yetinmişti. Bu neyin izniydi? Adamcağız hayatında böyle bir şey ile hiç karşılaşmamıştı ki. Firma sahiplerinin işin başında bir kez para ödedikten sonra sanatçılarıyla işi biterdi, bildiği kadarıyla; şayet yeni bir albüm yapılmayacaksa...

***

Hasan “Safinaz” albümüne ait tüm görsel malzemenin dialarını da almışlardı ama ilk baskıyı farklı bir kapakla gerçekleştirmişti. Londra’da “Sefiller” müzikalini izlemiş, oradan aldığı bir kartpostalın üzerindeki grafiği uygulamışlar, ilk baskıların kapağını ondan yapmışlardı, ki sonraki baskılarda orijinal görsellere dönmüşlerdi. Kaset ve CD olarak basılan “Safinaz” albümü iyi satıyordu, Gönül Plak’a ödenenin üzerinde bir kazanç getirmiş, kâra geçmişti. Şirket para kazanınca “royalty” ödemek için bir kez daha aramıştı Hasan, Karaca’yı yaklaşık bir yıl sonra.

- “Abi bende telifin var.”

Ödenecek telifin neye istinaden olduğunu anlayamamıştı Karaca. Hasan konuyu telefonda baştan alarak anlatmak zorunda kalmıştı.

- “Abi albüm maliyetini çıkardı, kâra........

© soL


Get it on Google Play