Rejim değiştirme çabaları: ABD’nin sicili

Trump’ın “Venezuela Eylemi”, Amerikan emperyalizminin 20’nci yüzyıldan bugüne kalkıştığı “rejim değiştirme hamlelerini” gözden geçirmeye vesile oluyor. ABD’den kaynaklanan rejim değişiklikleri işgalle veya hedeflenen ülkede kışkırtmaların, protestoların tetiklediği askerî, sivil darbeler, istifalar biçiminde gerçekleşebilir.

Bu dönemde ABD dış politikasına (arka planda da olsa) katkı yapmış Amerikalı bir diplomatın (Richard Haass’ın) Foreign Affairs dergisinde “Rejim Değiştirme Güçlükleri” başlıklı makalesi1 üzerinde duracağım. Makale, bir ABD bilançosu içerdiği için önemlidir.

Richard Haass, Amerikalı bir diplomattır. 1981-2003 yıllarında Dışişleri Bakanlığı’nda çalışmış; Baba Bush (1989-1993) ve oğlu Bush’un (2001-2009) başkanlık dönemlerinde Politika Planlaması Direktörü olarak görev yapmıştır. İkinci dönemde Dışişleri Bakanı olan Colin Powell’a yakın bir danışman olduğu ayrıca belirtiliyor. Temmuz 2003’te Bakanlıktan ayrılmış, sonraki 20 yıl boyunca da ABD’nin prestijli ve etkili kurumlarından Council on Foreign Relations başkanlığını üstlenmiştir.

Haass Dışişleri Bakanlığı’nda Direktörlük yaptığı yıllarda ABD’nin Orta Doğu ve Latin Amerika’daki üç silahlı müdahalesini özellikle karşılaştırıyor: 1989’daki kısa süreli Panama işgali, 1990’daki Körfez Savaşı ve 2003’te başlatılan Irak işgali…

Haass bu üç eylem üzerinde şu değerlendirmeyi yapıyor:

“1989’da ben görevdeyken Panama’da başkan Noriega’yı teslim alarak gerçekleştirilen rejim değiştirme başarılı oldu; ama sanılandan daha fazla risk ve maliyet yarattı.”

“(Panama’daki) bu risk ve maliyetlerin tümünü değerlendiren (“baba Bush başkanlığındaki) ABD yönetimi 1990’daki Körfez Savaşı’nda yenilgiye uğrayan Irak rejimini değiştirmeye kalkışmadı. Bu kararımızın haklılığı 2003’te Başkan George W. Bush (“oğul Bush”) önceki Irak savaşındakinin tam zıddını (yani 'Saddam rejimini değiştirmeyi') kararlaştırdığında ortaya çıkacaktı. Saddam rejimi son buldu; ama ölçüsüz boyutta insanî, ekonomik, stratejik ve siyasal maliyetlere yol açarak…”

Görevi nedeniyle bu stratejik kararlara katkısı veya yakın tanıklığı olan Haass’ın makalesi bu açıdan okunabilir. Ben yazdıklarını “rejim değiştirme eylemlerinin örtülü bir pişmanlık bilançosu” olarak değerlendirdim.

Panama müdahalesine değinmekle yetinelim. 1988’de uyuşturucu kaçakçılığı nedeniyle ABD’de suçlanmış olan Başkan Manuel Noriega, 1989’daki seçim sonuçlarını iptal edince ABD yönetimi silahlı müdahale kararı verdi.

Aralık 1989’da başlayan askerî harekât bir ayda tamamlandı. Manuel Noriega en başta gözaltına alınmıştı. ABD’ye götürüldü. Yargılanacak, kırk yıl hapis cezası alacak; 2007’de “iyi hal nedeniyle” serbest bırakılacak; 2017’de ülkesinde ölecektir.

Seçimlerin galibi olarak bilinen Guillermo Endara başkanlığa getirildi.........

© soL