Sanatın savaşa alet edilmesi
Geçtiğimiz hafta Venezuela Başkanının ABD tarafından kaçırılması ideolojik alanda verilmesi gereken mücadeleyi tekrar hatırlattı. Bu kaçırma planında, askeri müdahalenin yanı sıra ideolojik bir kuşatma da gerekiyordu ve belli ki bunu yapacak görevliler de ayarlanmıştı. Mandacılık yanlısı profesörlerden sözde aydınlara kimler yoktu ki bu göreve koşanlar arasında… Bu yazıda, emperyalizmin sanat alanına verdiği görevlere değineceğiz.
ABD haydutluğunun hemen peşine, adında sanat geçen yurt içi ve yurt dışı online haber kanalları, platformları öne sürdükleri yazılı içeriklerin tamamında şu ortak temayla hareket etti: “Trump kötüdür ama Chávez’den itibaren ülke diktatörlükle yönetilmeye başlanmıştır. Maduro da diktatördür.” Açık halk düşmanı pozisyon alanlar sonuna Maduro’nın “görevden alınmasının” kutlanması gereken bir şey olduğunu da ekledi. Sanatın görevi, sanatın toplumsallığı ölçüsünde halk arasında, emperyalizmin haydutluğunu meşrulaştırmak üzere ideolojik alanda sinsice önden yolu açmak oldu.
Aslında bilindik hikâyeyi ısıtıp ısıtıp önümüze koyuyorlardı. Nedir bu hikâye? Ülkesinde özgür olamayan sanatçı yurt dışına kaçmak zorunda kalır, bu zorunlu sürgün hayatında ülke özlemi içindedir ama diktatörleşmiş yönetim sebebiyle ülkesine dönemez, emperyalist müdahale kötü olsa da demokrasi için başka çare kalmamıştır.
Soğuk savaş döneminde ABD’nin, CIA eliyle sanat dünyasına müdahalelerini, satın alınan sanatçılar aracılığıyla ideolojik alanın nasıl belirlendiğini yazmak uzun sürer. Şunu söylemek yeterli, emperyalizmin gözü dönmüş barbarlığa geri dönmesi gibi ideolojik alandaki taktikler de tekrarlanıyor. Bu bazen halkı ezen güç gösterileriyle sopa sallayarak, bazen de havucu gösterip kötünün iyisine ikna ederek. Yani insanları en hafifinden emperyalist saldırganlığın pasif taraftarları haline geliyorlar ki bu da düzen açısından yeterli bir sonuç.
Sanat bu sonucu tek başına sağlayamaz. Bugün yandaş diyebileceğimiz sanat, emperyalist aklın bir aracı olarak sadece üzerine düşeni yapıyor.
Önce, neyin sanat olduğuna dair tanımın genişletilmesiyle başlandı. Bir nesnenin ya da üretimin sanat olabilmesi için iki şey yeterli hale getirildi. Bir, sanatçının........
