menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Savaşın ekonomisi, ekonominin savaşı

51 0
25.03.2026

ABD-İsrail ikilisinin İran’a açtığı savaş geçtiğimiz hafta sonu itibariyle hem birinci ayına doğru ilerlemeye başlamış hem de yeni bir faza geçişin sinyalleri açık seçik bir şekilde görülür hale gelmişti.

Geride kalan üç haftada saldırgan ikili herhangi bir askeri ya da siyasi hedefine ulaşamazken, yeni koalisyonlar, yeni ittifaklar kurup savaşı ve savaşın meşruiyetini genişletemezken, İran moral üstünlüğünün yanına adım adım askeri caydırıcılığı da eklemeye başlamıştı. 

Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ve Körfez ülkelerindeki ekonomik hedeflerin vurulması ise küresel sistemi çok sayıda başlık üzerinden yepyeni krizlere doğru sürüklerken savaşın maliyetlerini de katlanılamaz bir yere doğru götürür olmuştu. 

Yeni bir faza geçişle kastettiğim ise tarafların askeri olarak neleri hedef aldığıyla ilgiliydi. Önce ABD-İsrail ikilisi İran’ın petrol tesislerini vurdu, İran buna Katar’daki dünyanın en büyük LNG tesisi olan Ras Laffan’ı vurarak yanıt verdi. Ardından İran’ın Natanz nükleer tesisi vuruldu ve İran’ın buna yanıtı İsrail’in Dimona nükleer tesisinin bulunduğu bölgeyi vurmak oldu. Bu karşılıklı el yükseltmelerin içine yerleştiği tablo ise İran’ın İsrail’in hava savunma sistemi Demir Kubbe’yi büyük ölçüde etkisizleştirmesi ve bu ülkeye daha çok zayiat verdirir hale gelmesiyle somutlaşıyordu.

İşte bu noktada Trump, daha da el yükseltecek şekilde çıktı ve İran’ı “Hürmüz’ü 48 saat içerisinde açmazsanız elektrik santralleriniz hedef alınacak” diyerek tehdit etti. İran ise bir kez daha benzer bir karşılık vererek İsrail’e ve Körfez ülkelerine “48 saat içinde sularınızı depolayın, telefonlarınızı şarj edin” şeklinde bir uyarıda bulundu. 

Hafta sonu yaşanan tüm bu gelişmeler, dünyanın, özellikle de dünya ekonomisinin nasıl bir sabaha uyanacağına dair endişeleri de beraberinde getirdi doğal olarak. Saatler pazar gece yarısını geçtiğinde ve piyasalar çalışmaya başladığında petrolün varil fiyatı 114 dolara kadar yükseldi, borsaların büyük kayıplar yaşayabileceğine dair beklentiler ise arttı.

İşte tam da bu noktada, yani herkes bir “kara pazartesi”ye odaklanmışken, Trump İran’la hafta sonu verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini, anlaşmaya yakın olduklarını ve bu nedenle de elektrik santrallerine yönelik saldırıları beş gün ertelediğini........

© soL