21 Mayıs: Bir milat

Yıllardır resmi olmayan ama süreklileşmiş bir olağanüstü rejiminde yaşayan ve tepesine her gün tonla gündem boca edilen, gündem yorgunu ülkemizde, herhangi bir gelişmeden “milat” diye söz etmenin bir karşılığı kalmamış olabilir, doğru. 

Ancak 21 Mayıs bir “milat”tır; 21 Mayıs’ta ne olduğu doğru bir şekilde anlaşılmadan, 21 Mayıs doğru tahlil edilmeden, 21 Mayıs’tan dersler çıkarılmadan artık Türkiye’de siyaset yapılamaz, memleket üzerine söz söylenemez.

İlk olarak, 21 Mayıs günü CHP fiilen kapatılmıştır ama mesele tek başına bir siyasi partinin kapatılması değildir; memlekette daha önce de siyasi partiler kapatılmıştır, bizzat CHP’nin kendisi 12 Eylül’de darbeciler tarafından ve hem de resmen kapatılmıştır. 

Mesele, CHP’nin yeni bir rejim inşası adına kapatılmış olmasıdır. Türkiye’de yıllara yayılmış bir rejim inşa süreci devam etmektedir ve bu inşa, 1923 paradigmasıyla hesaplaşma, onu tasfiye etme üzerine kuruludur. 

1923’ü tasfiye edenlerin, 1923’ün kurucu partisini tasfiye etmeleri, söz konusu parti o kuruculuk iddiasını taşımaya devam etmekten büyük ölçüde vazgeçmiş olsa da bir zorunluluktur. CHP’nin fiilen kapatılması, rejim inşasının doğal bir sonucudur; artık Cumhuriyet yoksa Cumhuriyet’i kuran partiye de gerek yoktur ve dolayısıyla yaşadıklarımız şaşırtıcı değildir.

İkincisi, 21 Mayıs’ı milat yapan, CHP’nin fiilen kapatılmasıyla birlikte çok partili hayatın fiilen sonunun ilan edilmiş olmasıdır. Halen ana muhalefette olan, son yerel seçimleri kazanmış, bütün anketlerde önde görünen, yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerini ve genel seçimleri kazanma ihtimali çok yüksek bir partinin kurultayının iptal edilerek eski yönetimin iş başına getirilmesi, Türkiye’de artık iktidarın seçimle değiştirilemeyeceğine dair yapılan planların bir sonucudur.

Güdümlü ve iktidar hedefi olmayan muhalefet partilerinin olduğu yerde gerçek anlamda çok partili hayattan söz etmek mümkün değildir ve bu aynı zamanda seçme seçilme hakkının gaspı anlamına gelir, tıpkı anayasanın askıya alınması gibi artık seçme-seçilme hakkı da fiilen askıya alınmış durumdadır. 

Elbette ki “milat” niteliğinde olaylar bir birikimin neticesinde ortaya çıkarlar, yani birikirler ve bir noktada patlarlar; 21 Mayıs da bir birikimin ürünüdür,........

© soL