Hangi Kürtlerin özgürlüğü?

Çerçeve Yasa Meclis’ten büyük bir uzlaşı ile geçti. Barışa açılan bir pencere olduğu çok şüpheli olan Yasa sürecin sadece bir parçasıydı ve daha çok tartışılacak nereye varacağı.

Bu yüzden bir parantez açıp esastan bir tartışma yürütelim.

Toplumsal analizde insanlığın geliştirdiği en önemli yaklaşımın sınıfsal analiz ve onun üzerinde yükselen siyaset teorisi olduğunu biliyoruz. Bu nedenle olaya yaklaşmak için bu yöntemi kullanacağız.

Sonuçta Kürtlerin özgürlüğü denen olgu 20. yüzyılda coğrafyamızda kurulan ulus devletlerin içinde azınlık olarak kalmaları ve kendi ulus devletlerini arama çabasıyla ilişkilendirilir.

Ancak özgürlük de sınıflara göredir.

Kürt burjuvazisi ve toprak ağaları için özgürlük tanımı ile Kürt emekçi sınıflarının tanımı farklı olacaktır. Kürt burjuvazisi ve ağaları özgürlüğün yanına eşitliği yazmazlar bayraklarına, çünkü onların özgürlüğü sömürme özgürlüğünü de içerir.

Kürt emekçi sınıfları; topraksız ve küçük toprak sahibi köylüyü, yarıcıları, yerel veya çoğunlukla göçmen tarım işçilerini, kentlerde inşaat ve tekstil sektörlerinde çalışanlar başta olmak üzere işçileri, sağlık, eğitim gibi alanlardaki emekçileri içeriyor. Genellikle çok daha düşük ücretlere çalışan, çocuklarının eğitim sorunları olan, büyük bir yoksulluk yaşayan Türkiye işçi sınıfının önemli bir bölmesinden bahsediyoruz.

Bu sınıf için özgürlüğün yanına eşitliği yerleştirmek et ve tırnak gibidir. Eşitlik olmadan özgürlük de olmaz. Eşitlik ise ancak mülkiyette eşitlikle sağlanabilir. Aksi takdirde bir sınıfın özgürlüğü diğerinin sömürülerek yaşaması demektir.

Ve kısa bir süre önce Meclis’ten geçen yasa bir şeyi gizlemektedir, Türkiye emekçi sınıflarına karşı olan bir şeyi.

AKP yargısı siyasi bir araçtır ve bir meşruiyeti bulunmuyor. Ergenekon ve Balyoz’dan içeri atılan subaylar, Selahattin........

© soL