Cumhuriyetçilerin birliği için kavramlar ailesi 4: Ara aşama
Tarihsel olarak çok kritik hale gelen Cumhuriyetçilerin birliği için tartışmalı kavramları ele almaya devam edeceğiz. Ancak şimdiye kadar geldiğimiz yeri kısaca hatırlayalım.
Dizinin ilkinde Cumhuriyetlerin devrimle kurulduğu ve karşı devrimle yıkıldığını işledik. 1923’ün önderleri olan Mustafa Kemal ve arkadaşlarının devrimci dokularının bugün anlaşılmadığını veya buna uygun davranılmadığını söyledik.
Ve eğer Cumhuriyet bir karşı devrime teslim olduysa bunun bir nedeni de Cumhuriyet’in sağladığı konformizm içinde kadroların devrimciliklerini yitirmeleriydi.
İkinci ve üçüncü yazılarda ise demokratik cumhuriyet ve yurttaşların eşitliği kavramlarını ele aldık. Çok kısaca her iki yazıda da Cumhuriyet’in yönetime katılım ve yurttaşların eşitliği konusunda çok önemli bir ilerlemeye neden olduğu ancak hukuk önünde eşitliğin giderek artan mülkiyet eşitsizliği nedeniyle bozulduğunu, ortada ne hukukun ne demokrasinin ne Cumhuriyet’in kalmadığını irdeledik.
Cumhuriyet pratik olarak emperyalizme ve işbirlikçisi sermaye sınıfına karşı devrimle kurulacak, bunu anlıyoruz.
Şimdi başlıktaki konuya gelebiliriz. Cumhuriyetçilerin birliği önünde duran ve aşılması gereken bir sorun ara aşama meselesidir.
Yani, Cumhuriyet kurulurken piyasa ve planlı devlet ekonomisinin bir arada olduğu bir ara aşama yaşanacak mı? Yoksa Cumhuriyeti kuran devrim en baştan devletli planlamacı bir iktisat üzerinde mi yükselecek?
Bu soru Cumhuriyeti ayağa dikerken kimlerle ittifak içinde olunacağı ile doğrudan ilişkilidir. Hangi siyasi oluşumlar, hangi programlar?
Tarihin nasıl gelişeceğini ve kimlerin cephede yan yana geleceğini tam olarak şimdiden söyleyemeyiz. Ancak şu anki somut duruma........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Penny S. Tee
Gideon Levy
Waka Ikeda
Mark Travers Ph.d
Grant Arthur Gochin
Tarik Cyril Amar
Chester H. Sunde