Bir emekçi cumhuriyetinde Köy Enstitülerinin yeri olacak mı? |
Köy Enstitüleri Cumhuriyet tarihinin en cesur, en renkli ve en ilerici deneyimlerinden biriydi. Geride çok güzel hatıralar, güzel insanlar ve onların yetiştirdiği evlatlar bıraktı. Cumhuriyet’in kazanımları denen olgunun en somut başlıklarından biriydi.
Köy Enstitüleri ile ilgili yapılan tartışmalar önünde sonunda yeniden Köy Enstitüleri kurulacak mı sorusuna geliyor takılıyor. Türkiye’nin öyle bir tarihsel momenti olmalı ki yeniden canlanmalı bu unutulmaz deneyim.
Bu yıl önemli, daha doÄŸrusu ona önem kazandıracağız. Cumhuriyetçiler Kurultayı sürecinde bu yıl Bir Emekçi Cumhuriyet’inde yaÅŸamın nasıl olacağını bütün boyutları ile tartışmaya açacağız. Bu süreç emekçi halkımız için kapsamlı, derin ve yaygın bir zihin egzersizi anlamına gelecek. Bir yanıyla karşılıklı çoÄŸaltılan bir aydınlanma hamlesine dönüşecek.Â
Bu süreçte doğal olarak Köy Enstitülerine bir emekçi cumhuriyetinde yer olacak mı sorusu da tartışılacak. Bu konuda bir deneme yapalım.
Kurulacak mı sorusu tıpkı Cumhuriyet tekrar ayağa kaldırılacak mı sorusu gibi, neden kapandığı ve yıkıldığı ile ilgili.
Ne yazık ki Cumhuriyet yarattığı aydınlanmaya toplumun sınıfsal analizini ekleyemedi, bu olmadan Cumhuriyetçi kitleler başlarına gelen şeyi, neden bir yenilgi yaşandığını bile tam olarak anlayamadılar.Neden yıkıldığını anlarsak nasıl yeniden kuracağımızı da kavrayabiliriz.
1923 Devrimi’nin burjuva devrimi niteliÄŸi gösterdiÄŸini, feodal, köhnemiÅŸ ve emperyalizmin iÅŸbirlikçisi bir iktidara karşı yapıldığını çok konuÅŸtuk. Genç Cumhuriyet sadece sanayileÅŸmemiÅŸ ve iktisadi olarak bağımlı bir ülke devralmadı, halkının €â€™inin kırsal kesimde çaÄŸ dışı bir yaÅŸam sürdüğü bir karanlığı da kucağında buldu.
Modern bir emek gücü yaratmadan ve bir aydınlanma hamlesi yapmadan Türkiye ne iktisadi ve siyasi bağımsızlığını elde edip koruyamazdı, ne de tarihsel olarak üstlendiği ilericiliğini. Bu nedenle köye yönelmek, özgün bir eğitim deneyimi kurmak, kadrolarını ve kapitalizmin gereksindiği insan gücünü köylüden devşirmek zorundaydılar.
Ancak bu çapta bir eğitim deneyimini hangi kadrolar yaratacaktı?
Burada zor ve etraflıca incelenmesi gereken başka bir meseleyle karşılaşıyoruz. Türkiye’ye özgü yanları olmakla birlikte bütün burjuva devrimi niteliğindeki olgularda benzerleri........