Bir emekçi cumhuriyetinde gündelik hayat

Son dönemde düzenin pislikleri ve halk düşmanlığı ortaya döküldükçe içimiz karardı: Küba’nın halkını yok etmek üzere ABD tarafından ablukaya alınması, Epstein kanalizasyonunun patlaması, Venezuela, İran operasyonları vb.

Bu gelişmelerin zıtlarını da aktive ettiği ve emekçi halkların önünde olanaklar açtığı yazdık. Yine de biraz yüzümüzü aydınlatacak bir şeylere ihtiyaç var.

Üstelik 2026 önemli bir yıl olacak Cumhuriyetçilerin Birliği için.

Bu yıl gerçekleşecek Cumhuriyetçiler Kurultayı öncesinde ve sonrasında halkımızla birlikte çaplı bir zihin egzersizi yapacağız. Her hücresinden akılsızlık, kötülük, gericilik ve halk düşmanlığı akan düzenin yerine ayağa kaldırılan bir emekçi cumhuriyetinin nasıl olacağını ve neye benzeyeceğini ortaya koymaya çalışacağız. Bu egzersiz düzenin dar ve insanlığa bir gelecek vaat etmeyen ufkunu aşmamızı kolaylaştıracak, çok daha umutlu, kalabalık ve istekli olarak Cumhuriyet mücadelesine katılacağız.

Bugün büyük olaylardan bahsetmeyelim, devletçilik, planlama, sanayi, tarım, ticaret vb. 

Gündelik yaşantımızda bize artık çok normal gelen olayların değişebileceğine ilişkin bazı konuları gözden geçirelim.

Basit ve küçük değişiklikler…

Örneğin, büyük şehirlerde yaşayan herkesin cebinde metro/otobüs kartı bulunuyor, turnikeler veya kart basma makineleri yaşamımızın doğal parçası haline geldi.

Peki, bir emekçi cumhuriyetinde bunlara gereksinim olacak mı?

Bugünle karşılaştırıldığında çok daha gelişkin bir genel ulaşım neden ücretli olsun, insanlar çalışmaya gidip gelirlerken neden kendi ücretlerinin bir kısmını yola versinler?

Düşünün bir metronun geniş kapılarından içeri girerken turnike demirlerine gövdenizi çarpmadan geçtiğinizi.

Ayrıca bir emekçi cumhuriyetinde o kadar fazla yolcu da olmaz. Bugünkü kalabalık düzenin yarattığı kaostan doğuyor. İnsanlar sürekli evsiz ve işsiz kalarak yaşıyorlar. Eğer devlet işle birlikte........

© soL