ABD’nin hegemonya kaybı: Zaferi nerede arayalım? |
ABD’nin 2008 mali çöküşünden beri emperyalist dünya düzeninde bir hegemonya krizi yaşandığını biliyoruz. Ancak tarihçiler hegemonya makas değişimi için bir mihenk noktası ararlar.
ABD ve İsrail’in müzakere masası kuruluyken savaş ilan etmeden başlattığı İran’ı vuran insanlık dışı saldırı iki haftayı geçmiş oldu. Şimdi tarihçiler bu savaşta ABD hegemonyasının sonu mu geldi diye heyecanla not düşüyorlar defterlerine.
Bizse zaferimizin peşindeyiz.
Ama önce tarihçilerin İran savaşının bir hegemonya makası olabileceğini nasıl sezdiklerine bakalım:
Bir emperyalist devlet ne kadar askeri olarak güçlü olursa olsun hem kendi hem dünya halkları arasında giriştiği savaşları meşru göstermek ister. Ayrıca savaşı müttefikleri için de meşrulaştırmaya gayret eder.
1991’de ABD’nin Irak’a saldırısı ile İran saldırısını bu açıdan karşılaştıralım.
ABD Irak’ın Kuveyt işgaline göz yumacağı imajı yaratarak Irak’ı tuzağa düşürmüş ve 28 devleti arkasına alarak savaşı başlatmıştı. Savaşı kışkırtan taraf Irak gibi gözüküyordu. Emperyalist medya tekelleri ABD ordusunun içine yerleştirilmişti, onlar ne gösteriyorsa onu görüyorduk. Naklen bir savaş filmi izler gibiydik ve hepimiz esir alınmıştık adeta.
Şimdi duruma bakın, ilan edilmeden başlatılan, liderlere suikast ve kız öğrencileri katlederek ilerleyen savaşın hiçbir meşruiyeti üretilemedi. Üstelik İran’ın oluşturduğu askeri yanıtlar müttefikler için göze alamayacakları bir risk oluşturdu.
Medya ise hegemonya krizi nasıl dünyayı parçalara ayırdıysa kendisi de Batı emperyalizminin tekelinden çıkmış ve parçalanmıştı, çoğu yaşanan olay gizlenemez, akıllar yönlendirilemez hale geldi.
Bırakın uluslararası meşruiyeti ABD halkı bile bu savaşa büyük oranda karşı, hatta Trump ve İsrail’e karşı nefret yüklü. Dünya halkları da bu haksız ve alçakça savaşı nefretle karşılıyor.
Emperyalist devletler hele tepedeki devlet her zaman halk düşmandır, ancak yaptıklarına bütün dünyada meşru bir kılıf bulamıyorsa hegemonya krizinin kaybedeni demektir.
2. Moral çöküş ve yeni bir düzen arayışı
Geçen yüzyılın ikinci yarısında ABD’nin üç uçak gemisi bir ülkeyi kuşatmak üzere yola çıktıysa o ülke eğer sosyalist değilse hapı yutmuş demekti, savaş baştan kaybedilmiş ve teslim bayrağı sandıktan çıkartılmıştı.
Böyle bir güç gösterisi ile başlayan savaşta uçak gemilerinin bugünkü füze teknolojisi karşısında hantal ve yavaş kaldığı kısa sürede anlaşıldı. Uçak........