Türkiye’de çocukları taciz eden Hollandalı yetkiliye ne oldu?
Çağımızın pek çok ikiyüzlülüğü var ama son gelişmelerden sonra ikiyüzlülük listesinde ilk sıraya yazacağımız şeylerden biri “çocuk hakları” söylemi olmalı. Çocuklar tarih boyunca çok çeşitli istismar türlerine maruz kaldılar; fabrikalarda, madenlerde sömürüldüler; ellerine silah verilip asker yapıldılar; açlıktan öldüler... Ancak tarihin hiçbir döneminde çocuklara yapılan eziyete evrensel olarak bu derece vurgulanan bir “çocuk hakları” söylemi eşlik etmedi.
Çocuklar geçmişte hangi sınıf ailelere doğduklarına göre hayata eşit olmadan başlıyorlardı. Bugün de büyük çoğunluğu ailelerinin sınıfına, kökenine göre eziyet, taciz, sömürü, ölüm gibi türlü kötülükle karşı karşıya bırakılıyor. Bir yandan “Kırmızı Başlıklı Kız” masalındaki “kötü kalpli kurt”u sansürleyen bir “hassas kalpli orta sınıf pedagojisi” diğer yandan insanlığın bütün çocukları güvende, sağlıklı, sevgi dolu büyütebilecek büyük olanakları içinde eziyetlerin en ağırlarına layık görülen çocuklar...
Epstein dosyaları önümüze düştüğünden beri insanoğlunun basit bir ferdi olarak sormadan edemiyorum: En küçüklerimize ve savunmasızlarımıza bunları yaptıktan sonra bize insan denir mi! Çöken rejimlerin, savaşların, deprem gibi doğal felaketlerin yarattığı yıkımı, “çocuk avlamak” için kullanan örgütlü küresel çeteler bu kadar rahat hareket ederken bunu durduramayan bizler kendimize nasıl saygı duyacağız!
Çocuklara yarattığımız cehennemin, kapitalizmin zayıf gördüğü her varlığı para ve gücün hizmetine sunan, bir grup oligarka her şeyi hak sayan işleyiş mekanizmasından bağımsız olmadığını biliyorum. Ama insan aklının sınırlarını zorlayan bu gibi olaylar karşısında konuşmaya soğukkanlı analizle başlamamız gerektiğini düşünmüyorum. Kapitalizme rağmen insanız çünkü.
Üstelik içinde yaşadığımız dünya öyle bir hale geldi ki; her bir evrensel hak söylemi o konudaki büyük istismarların, suçların, katliamların kılıfı olmanın ötesindeki anlamını yitirdi... Bildiğimiz evrensel insan hakları siyasetinin sonu bu.
Ama “evrenselliğin sonu değil”. Neden olmadığını bu yazının sonunda açıklayacağım.
Sadece Epstein suç ağının yaptıklarından bahsetmiyorum. Epstein belgelerinin yayınlanmasıyla birlikte daha önce Türkiye’de yaşanmış bir olay yıllar sonra tekrar gündeme geldi ve benim gibi bu olayı bilmeyenler için kan dondurucu detaylar birkaç gün içinde başımızdan aşağıya aktı. Olay, Türkiye tarihinin en karanlık dönemlerinden birinde, 1990’lı........
