El sıkmak ve 'makul siyaset'in işlevi |
Önce yaşamakta olduğumuz süreci net bir şekilde tanımlayalım: Türkiye’de özellikle son on yıldır yurttaşlığın siyasi ve hukuki düzlemdeki tanımlayıcı nitelikleri yok ediliyor. Cumhuriyet yıkıcılığı, yurttaşlık haklarının yok edilmesiyle birlikte ilerledi, ilerlemeye devam ediyor.
Bu yolda önce yurttaşın hak arama ve protesto için kullanabileceği katılım mekanizmaları gayrimeşru ilan edildi. AKP iktidarı “protesto” sözcüğünü bile kriminalleştiren bir baskı ortamı kurdu. Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP yönetiminin de bu sürece büyük katkı koyduğunu tekrar hatırlayalım. Kayyum uygulamalarıyla başlayıp 19 Mart operasyonuyla taçlandırılan süreçte iktidar artık sandık yükünden de kurtulmak istediğini açıkça ilan etti; o yüzden seçme ve seçilme hakkını tamamen anlamsızlaştırma yoluna girdi.
Son olarak İçişleri Bakanlığına ve Adalet Bakanlığına yaptığı atamalarla bu süreci kararlı bir biçimde yürütmeye hazırlandığını ilan etti.
Türkiye siyasal düzlemde bir rejim değişikliğinden daha fazlasını yaşıyor: Halk egemenliği ilkesi, yurttaş hakları, kamu düzeninin dini inançlardan bağımsız olarak hepimiz için tesis edilmesi yükümlülüğü... Bunların her biri büyük bir hızla terk ediliyor.
Bunları çokça yazdık, söyledik.
Velhasıl, Türkiye sıradan bir dönemden geçmiyor. Türkiye, Cumhuriyet’in yıkılma sürecinde hızla yol alıyor.
Bu koşullarda hâlâ siyasetten akademiye kritik tüm alanlarda “makullüğün” yüceltilen bir ölçü sayıldığını görüyoruz. “Uzlaşma bilmeyen aşırılar”ın karşısına “sağduyu sahiplerinin erdem”i çıkarılıyor.
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’ın Meclis kulisinde “düşman mıyız” diyerek Adalet Bakanlığı’na atanan Akın Gürlek’in elini sıkmayı makulleştirmesi de böyle. Bunu yapmak tabii ki siyasi bir tercih. Ancak muhalefete yakın gazetecilerin ve yorumcuların “siyasetçilerin yeri geldiğinde birbiriyle konuşması gerekir” diyerek normalleştirmeye çalıştıkları bu siyaset anlayışını reddetmek de yurttaşın tercihi olmalı.
TBMM Genel Kurulu’nda bu atamaya “büyük tepki” gösterirken kuliste “el sıkarak” yurttaşı aldatmaktan beis duyulmamasını olağanlaştıranların “siyaseten olgun”, tepki duyan yurttaşın “fazlasıyla çiğ ve heyecanlı” bulunduğu Türkiye’de bu yorumları yapanların siyasetten hiçbir şey........