Yeni Osmanlıcılar ülkemizin varlığına kastediyor
Türkiye’nin bugün sürüklendiği yol, bağımsız bir ülkenin yürüyeceği bir yol değil. Ülkemizin varlığını, bütünlüğünü ve geleceğini doğrudan tehlikeye atan çok büyük bir yıkım projesiyle karşı karşıyayız.
Bu intihar yolunu bize kimler dayatıyor? Elbette bu düzenden beslenenler ve yıkıntıların üzerinde kendi saltanatını kuranlar.Peki olası bir felaket herkesi etkilemez mi? Hayır, etkilemez. Krizlerden çıkar sağlayanlar her zaman vardır. En azından patronların göreceği zarar, emekçilerin yaşayacağı yıkımla kıyaslanamaz bile. Ülkenin tapusu ve halkın geleceğiyle büyük bir kumar oynanıyor ve bu kumar birileri için oldukça cazip.
Bu yolun adını "Yeni Osmanlıcılık" koyduk; bu terimi siyasete TKP taşıdı. Bu model her alanda kuralsızlığa, sınırların aşınmasına ve sömürüye dayanıyor. Ecdat masallarıyla milyonlara yutturmaya çalıştıkları, o eski ve köhnemiş düzendir. Şalvarı şaltak, eğeri kaltak; ekende yok, biçende yok, yiyende ortak bir Osmanlı düzeni… Aynı zamanda okyanus ötesini soframıza, ülkemizin kaynaklarına ortak etmenin ve yine ABD ile İsrail’in bölgemizi ateşe veren planlarına gönüllü asker yazılmanın düzeni.
İktidar, özellikle Batı’ya teslimiyetinin zirvesine ulaştığı son yıllarda attığı her büyük adımda bu bütüncül politikanın taşlarını döşedi. Aklınıza ne geliyorsa; yeni çözüm sürecinden Kanal İstanbul'a, İstanbul Havalimanı'ndan Ekümenik Patrikhane'ye varıncaya kadar her büyük adım ve girişimin Yeni Osmanlıcı bir hesabı olageldi. Bundan emin olabilirsiniz. İmparatorlukvari hareket tarzının zeminini oluşturmaya dönük irili ufaklı pek çok adım sayabiliriz.
Bazıları tarihi sadece dizilerdeki kahramanlık öykülerinden ibaret sandığı için, “İmparatorluk kulağa hoş geliyor, fena mı?" diye düşünüyorlar. Sınıf gerçeğini ve tarihi bilmiyorlar. Bilmedikleri için de Yeni Osmanlıcılık onları kolayca........
