Bir gün daha beklememek

Türkiye Komünist Partisi’nin “Bir Gün Daha Bekleme” çağrısıyla yayımladığı bildiri, dün itibarıyla ülke genelinde sokaklara ve meydanlara taşındı.

Bu metin, kimi için tanıdık, kimi içinse uzun zamandır duyulmayan bir açıklıkla; aslında herkesin içinde bir yerlerde var olan soruları yüksek sesle yeniden dile getiriyor: Bu düzen kimin için işliyor? Neden böyle yaşıyoruz? Gerçekten başka bir yol yok mu?

“Komünist olmak gerek” diyerek noktalanıyor.

Gündelik hayatın akışı içinde, sıradan yaşantımızı güzelleştiren küçük sevgi ve nezaket anları vardır. Markette kasada önündeki kişinin eksik parasını sessizce tamamlayan biri, otobüste ihtiyacı olana yer veren bir genç, iş arkadaşının yükünü hafifletmek için kendi işinden feragat eden bir emekçi… Bunlar büyük sözlerle anlatılmaz ve değerleri de tam olarak buradan gelir. Hayatın en sade anlarında, insan olmanın özü kendini gösterir.

Şimdi dönüp etrafımıza bakalım. Bu düzen —kapitalizm— bize neyi öğütlüyor? Daha fazlasını kapmayı, rekabet etmeyi, başkasının açığını kollamayı, “önce ben” demeyi… Paylaşmayı değil biriktirmeyi, lüksü ve gösterişi özendiriyor. İnsanı insana karşı konumlandırıyor, birbirinin kurdu haline getirmek istiyor.

“Komünist” kelimesi yıllar boyunca çarpıtıldı, eğilip büküldü. Komünist kelimesinin anlamı üzerine korku ve tehdit yüklenmek........

© soL